Mr. Cas Hotel; Beyoğlu’nun nostaljik yenisi

Mr. Cas Hotel; Beyoğlu’nun nostaljik yenisi
06 Kasım 2017, 18:31
Gerek hikayesi gerekse sunduğu hizmetlerle oldukça keyifli bir otel olan Mr. Cas, Beyoğlu’nun göbeğinde; eski Güney Palas Apartmanı’nda kapılarını açtı. Aslına sadık kalınarak renove edilen binada misafirlerini ağırlayan otelin her köşesi hayranlık uyandırır nitelikte…

İsmi; şıklığı ve konukseverliği kulaktan kulağa yayılan, yaşamını Güney Palas Apartmanı’nda sürdürdüğü düşünülen gizemli bir beyefendiden gelen otel; tam da ismine yakışan bir işletme olarak faaliyet gösteriyor. Söylentilere göre Mr. Cas, sakini olduğu Güney Palas Apartmanı’nda büyük davetler vermiş, bu davetlerde de birbirinden kıymetli konukları ağırlamış. Beyefendiliği, verdiği davetlerdeki her detaya yansıyan Mr. Cas, damak tadından müzik zevkine, şıklığından keyifli sohbetlerine kadar tüm özellikleriyle İstanbul’un hafızasında yerini almış. Mr. Cas’ın Güney Palas’ta yaşadığı dönemlerde, “Beyoğlu’na çıkmak” demek, Beyoğlu sokaklarında öylesine dolaşmak demek değil tabii… Beyoğlu o dönem, önemli bir moda merkeziymiş. Modayı yaratanlar ve takip edenler burada yaşarmış. Öyle ki; şıklığı ve beyefendiliğiyle ün salmış Mr. Cas’ın, yaşamını sürdürmek için Beyoğlu’nu seçmesine de şaşırmamak gerek…

Rivayetler ise Mr. CAS’ın Güney Palas’ta verdiği davetleri işaret ediyor. Onun konuk ağırlama konusundaki inceliği o denli eşsizmiş ki; verdiği davete katılacak olanlar, günler hatta haftalar öncesinden hazırlanmaya başlar, o gün geldiğinde kusursuz olmak isterlermiş. Konuklar, davet günü geldiğinde özel olarak diktirdikleri kıyafetleriyle Güney Palas’taki yerlerini alır, en özel parfümleri sürerlermiş. Güney Palas’ın her katı, konuklarla dolu olur, konukların parfüm kokuları, apartmanın duvarlarına sinermiş. Davetler o kadar etkileyici olurmuş ki, bir sonraki davete kadar konuşulurmuş. Otelin de konuklarında bırakmak istediği duygu, tam bu aslında… Mr. Cas Hotel, misafirlerini Mr. Cas’ın misafirperverlik anlayışıyla ağırlıyor ve bir sonraki konaklamalarına kadar hep iyi duygularla hatırlamaları için kusursuz bir hizmet sunmayı amaç ediniyor.

Geçmiş günümüzde yaşıyor
Mr. Cas Hotel’de, Güney Palas’ın eski sakinlerinin izlerini görmek mümkün. Öyle ki apartmanın inşasından günümüze kalan tüm detaylar otele girdiğimiz anda göze çarpıyor. Art Nouveau akımından özellikler tas¸ıyan, konsept tasarımında Art Deco’dan yararlanılan otelde, geçmiş ve bugünü bir arada yaşamak mümkün. Tavandaki kalem işi el boyamaları ve misafirlerini tarihte yolculuğa çıkaran merdivenleri, işçiliği dikkat çeken ahşap ve mermer detaylarıyla, Güney Palas apartmanının tarihi, Mr. Cas Hotel’de varlığını sürdürüyor. Zamansız bir bina olan Güney Palas, yüz yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen hala ihtişamlı...

Sakinlerinin izleri duruyor
1900'ün Aralık ayında inşa edilen Güney Palas binası, o tarihlerden itibaren çok önemli isimlere ev sahipliği yapmış. Ünlü modacılardan şairlere, sinemacılardan yazarlara kadar hatırı sayılır şahsiyetler burada konaklamış. “Terziler apartmanı” olarak da bilinen Güney Palas’ın, bu s¸ekilde anılmasında payı olan çok önemli iki isim, Şapkacı Emilio ve ünü Türkiye’yi as¸an moda duayeni Yıldırım Mayruk... Otelde, Yıldırım Mayruk’un diktiği kıyafetlerin ve kullandığı eşyaların sergilendiği özel bir bölüm de bulunuyor. Dışarıdan gelen ziyaretçilere ve konuklara açık olan bu bölümü gezmek ve Yıldırım Mayruk’u daha yakından tanımak mümkün.

Tarihi binada modern konaklama
Mr. Cas Hotel’de kusursuz bir konaklama için her detay yer alıyor. Hepsi özel tasarım mobilyalarla döşenmiş odalar, 20 metrekare ile 111 metrekare arasında değişiyor. Otel, tavan yüksekliği 360 santimetreyi bulan, her biri birbirinden farklı 33 odaya sahip. Otelde tüm odaları iç bahçeye bakan The Palace Courtyard Rooms, iç bahçeye bakan ve İstiklal Caddesi manzaralı, balkonlu, twin yataklı oda seçenekleri sunan The Palace Deluxe Rooms, Galatasaray Lisesi manzaralı veya İstiklal Caddesi manzaralı, tarihi şömineli, İstiklal Caddesi’ne bakan balkonlu, cumbalı ve küvetli oda seçenekleriyle The Palace Premiere Rooms, tamamı İstiklal Caddesi’ne bakan cumbalı suite’lerden Duke & Duchess Suites, asma katında oturma grubu ve kütüphanesi bulunan Penthouse Suite ve asma katlı, oda içinde jakuzi bulunan Dormer Suite gibi oda seçenekleri bulunuyor. Misafirlerin cumbalı, balkonlu, küvetli, jakuzili, tarihi şömineli ve manzaralı odalarda konaklamak istediklerinde, tercihini rezervasyon yaptırırken belirtmeleri gerekiyor. Modern şekilde dizayn edilen otelde her detay, misafirin mutlu şekilde konaklaması için düşünülmüş. Soft renklerin tercih edildiği odalarda konfor ön planda…

Mr. Cas Lounge’da keyifli anlar
Otel bünyesinde yer alan Mr. Cas Lounge, hafta içi ve hafta sonu keyifli anlara ev sahipliği yapıyor. Üstelik bu keyifli anları yaşamak için otelde konaklamaya da gerek yok. Misafirperverliğiyle olduğu kadar sanata olan düşkünlüğüyle de bilinen Mr. Cas’ın, özellikle mitolojinin tasvir edildiği eserlere ayrı bir ilgisi olduğu söylenirmiş. Lounge bölümünde de Mr. Cas’ın sanata olan aşkını yansıtan, iki heykel bulunuyor. Ünlü Heykeltıraş Çağdaş Erçelik imzalı bu heykeller, ölümsüz aşkı simgeleyen bir çifte ait; Venüs ve Adonis… Hikaye ise şöyle: Suriye kralının hamile olan kızı Myrrha, babası tarafından öldürülür. Tanrılar ona acıyarak, onu bir mersin ağacına dönüştürürler. Dokuz ay sonra ağacın kabuğu çatlar ve Adonis, bu ağacın gövdesinden dünyaya gelir. Adonis o kadar yakışıklıdır ki, Venüs’ün Adonis’e göz kulak olması için teslim ettiği Yeraltı Tanrıçası Persephone bile ona vurulur ve Adonis’i bir daha Venüs’e vermemeye karar verir. İki tanrıça arasında büyük bir kavga kopar ve Zeus bu kavgaya hakemlik yapar. Zeus’un kararına göre; Adonis dört ay Venüs’ün, dört ay da Persephone’nin yanında geçirecektir. Ancak Adonis, sekiz ayını da Venüs’ün yanında geçirme kararı alır. Aşkları o kadar büyüktür ki, Tanrıça’nın Adonis’e olan aşkını kıskanan Ares, Adonis’in üzerine bir yaban domuzu salar ve Adonis domuz saldırısı sonucu kasığından yaralanarak, can verir. Kanı toprağa aktığında, toprakta bir bahar çiçeği olan Manisa lalesi açar. Bu ölümsüz aşkı ve Adonis’in doğumunu temsil etmek için ağaçtan çıkan iki heykel, hayran olunacak işçiliği ve heybetiyle lounge alanında misafirleri karşılıyor.

Mr. Cas Lounge’un keyfini doyasıya çıkarmak için önce Mr. Cas’ın zamanında konuklarına ikram ettiği çok özel bir kokteylle güneşi batırabilir, sonrasında ise restorandaki masalarda lezzetli yemeklerin tadına bakabilirsiniz… Burası ayrıca otel misafirlerinin kahvaltılarını aldığı da bir alan. Türkiye’nin farklı yörelerinden gelen lezzetler ve dünyaca ünlü ürünlerle sunulan açık büfe kahvaltı, misafirlerden tam not alıyor. Otel şeflerinin özenle hazırladığı mönü, dünya mutfağından lezzetleri misafirleriyle buluşturuyor. İddialı seçenekler arasında ise Mr. Cas kaya levreği ve somon ızgara var…

Manzaranın tadına varın…
Salıncaklı terasta özel kokteyl mönüsünden seçilen içkiler yudumlanırken, Galata Kulesi, St. Antoine Kilisesi, Topkapı Sarayı, Ayasofya, yarımada ve adaların eşsiz manzarası bu keyfe eşlik ediyor. Otelde tüm güzellikleri bir arada sunan bir günü, şömine başında kokteyllerle uğurlamak mümkün… Lounge alanı ayrıca belirli dönemlerde mini bir müzik sahnesine dönüşüyor. Yerli ve yabancı sanatçıların konuk edildiği unplugged sahnesi, müzik dolu saatler geçirmek isteyenlere hitap ediyor.

Mr. Cas Hoteli iş toplantıları, özel davetler ve partiler için de lounge alanında hizmet verebiliyor. Davet ve toplantılara özel hazırlanan farklı mönülerden seçim yapmak da mümkün.

www.mrcashotels.com

Yorumlar