01 Haziran 2020, Pazartesi

Saray Muhallebicisi; yıllara meydan okuyan klasik lezzetler

Saray Muhallebicisi; yıllara meydan okuyan klasik lezzetler
85 yılı aşan mazisiyle yeme-içme sektörünün önemli bir değeri haline gelen Saray Muhallebicisi, bünyesinde franchise şube barındırmayan yapısıyla sürdürülebilir lezzetini geleceğe emin adımlarla taşıyor.

Saray Muhallebicisi’nin temelleri 1935 yılında İstanbul- Kasımpaşa’da, Bizim Muhallebici adıyla açılan dükkanla atılıyor. Hüseyin Topbaş tarafından açılan bu muhallebi dükkanı, 1949 yılına gelindiğinde Beyoğlu İstiklal Caddesi’nde Saray Muhallebicisi adını alıyor. Markanın lezzetli tariflerinin temelleri de böylece atılmış oluyor. Günümüze geldiğimizde Ataşehir’den Beylikdüzü’ne İstanbul’un iki yakasında 22 şubeyle hizmet sunmaya devam eden Saray Muhallebicisi, bünyesinde franchise şube bulundurmuyor. Önceliklerinin hedef misafirlerinin uygun lokasyonunu belirlemek olduğunu dile getiren Saray Muhallebicisi Yönetim Kurulu Üyesi Münevver Topbaş, “Bu kriterimize uygun projeksiyonlar hazırlayarak ticari boyutun yanı sıra markamıza değer katacak bölgelerde şubelerimizi açıyoruz” diyor. Markanın bugünlere gelmesinde özel lezzetleri ve reçetelerinin önemi büyük. 22 şubesinde sürdürülebilir lezzet deneyimi sunmak adına merkez mutfağa sahip Saray Muhallebicisi’nde tatlı ve pasta gibi kalemleri bu mutfakta üretiliyor. Kendi bünyelerinde yer alan lojistik birimiyle de şubelere teslim ediliyor. Mönünün yemek bölümü ise şubelerin mutfaklarında hazırlanıyor.

Günün her saatine hitap eden zengin mönü

Markanın konuklarına sunduğu mönü yaklaşık 200’e yakın ürün çeşidini bünyesinde barındırıyor. Kahvaltı öğününde kahvaltı tabağı tercih edebileceğiniz gibi mıhlama, sahanda sucuk veya su böreği gibi börek çeşitlerini deneyimleyebilirsiniz. Hafif bir öğlen yemeği isteyenler için salata mönüsünü de oldukça zengin tutan markada, tavuklu Sezar salatası, Saray köfte salatası, cevizli salata gibi alternatifler bulunuyor. Gluten hassasiyeti bulunan konuklarını da unutmayan Saray Muhallebicisi, ana yemek olarak tavuk pilavdan Saray dönere kuzu pirzoladan güveç et soteye kadar birçok lezzet yer alıyor. Mekan, tatlı konusunda oldukça iddialı. Şerbetli tatlıların yanı sıra tavukgöğsü, sakızlı muhallebi, fırın sütlaç sunulan alternatiflerden birkaçı. Topbaş, “Mönümüzdeki çeşitlerimizin çoğu klasikleşen lezzetlerimiz. Ancak genç nüfusun tercihlerine ve isteklerine göre mutfağımıza uygun olabilecek dönemin popüler ürünlerini de mönülerimize eklemeyi ihmal etmiyoruz” diyor.

Kendi mandırasından gelen günlük sütler lezzetlerin başrolünde

Markanın 2014 yılında İstanbul- Silivri’de 210 dönümlük bir arazide kurduğu ve Türkiye’nin en büyük manda çiftliği unvanına sahip çiftliğinde günlük yaklaşık 3,5 ton manda sütü üretiliyor. Münevver Topbaş bu çiftliğin mandacılık kültürünü yaşatmak amacıyla kurulduğunu söyleyerek, ekliyor: “Manda sütündeki protein, mineral ve vitamin miktarı, inek sütüne göre daha fazla. En iyi kaymak manda sütünden yapılıyor. Ayrıca manda yoğurdunun antibiyotik etkisi de var. İçeriğindeki kalsiyum ve protein değeri inek sütüne kıyasla en az iki kat fazla oranda besleyici. Manda sütü, içindeki düşük laktoz (süt şekeri) değeri sebebiyle alerjiye neden olmuyor. Vücut için doğal bir enerji içeceği olan bu ürün bizim de lezzet sırlarımızdan biri. Sütlü tatlılarımız, yoğurdumuz, kaymağımız, dondurmamız ve ayranımız; kendi mandıramızdan gelen günlük doğal manda sütüyle hazırlanıyor.”

www.saraymuhallebicisi.com

Yorum Yaz

 
 
  captcha