İDO Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Sencan Taşcı, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında gerçekleştirdiğimiz söyleşide denizcilik sektöründe kadınların artan rolünü, İDO’nun kapsayıcı kurum kültürünü ve genç kadınlara açılan yeni kariyer ufuklarını anlattı.
Denizcilik sektörü uzun yıllar erkek egemen bir alan olarak anılsa da, bugün bu algı hızla değişiyor. Marmara ve Ege Denizi’nde deniz ulaşımının önemli aktörlerinden biri olan İDO’da da bu dönüşümün güçlü örneklerinden biri yaşanıyor.
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında gerçekleştirdiğimiz söyleşide İDO Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Sencan Taşcı, kurum içinde kadın istihdamından kariyer gelişimine kadar birçok başlıkta yürüttükleri çalışmaları paylaştı.
Taşcı’nın verdiği bilgilere göre bugün İDO bünyesinde yaklaşık 20 farklı görev grubunda toplam 93 kadın çalışan görev yapıyor. Kadınlar yalnızca ofis ve destek birimlerinde değil; operasyonun merkezinde, sahada ve teknik görevlerde de aktif rol üstleniyor. Kaptanlık, baş mühendislik, gemicilik, teknisyenlik, yağcılık ve çımacılık gibi geleneksel olarak erkeklerin yoğun olduğu görevlerde kadın çalışan sayısının artırılması ise kurumun son dönemde attığı önemli adımlar arasında yer alıyor.
Sencan Taşcı, İDO’nun yaklaşımını şu sözlerle özetliyor:
“Biz yalnızca kadın istihdamını artırmayı değil, denizcilikte sürdürülebilir bir eşitlik kültürü oluşturmayı hedefliyoruz. İnsan Kaynakları ekibimiz bu vizyonla ‘her görev grubunda kadın çalışan’ mottosuyla çalışmalarını sürdürüyor.”
Taşcı’ya göre denizcilik gibi disiplin ve koordinasyon gerektiren sektörlerde ekip çeşitliliği operasyonel başarıyı doğrudan etkiliyor. Farklı bakış açıları, özellikle kriz yönetimi ve hızlı karar alma süreçlerinde daha dengeli çözümler ortaya çıkarırken, ekip içi iletişimi ve iş birliği kültürünü de güçlendiriyor.
Kadınların ekip dinamiklerine kattığı değerin yalnızca operasyonel başarıyla sınırlı olmadığını belirten Taşcı, kadınların bulunduğu ekiplerde empati, detay odaklılık ve disiplin gibi yetkinliklerin güçlü bir denge yarattığını vurguluyor. Bu durumun hem çalışma ortamına hem de yolcu deneyimine olumlu yansıdığını ifade ediyor.
İDO’nun kurum kültüründe kadınların kariyer gelişimi de önemli bir yer tutuyor. Şirket bünyesinde kişisel gelişimden teknik yetkinliklere, emniyetten müşteri deneyimine kadar uzanan kapsamlı eğitim programları yürütülüyor. Yüz yüze ve dijital platformlarda gerçekleştirilen eğitimlerle yıllık 50 bin saate varan bir öğrenme hacmi oluşturuluyor.
Bu yaklaşımın önemli adımlarından biri de “Mentorum İDO” programı. Program kapsamında deneyimli kaptan ve baş mühendisler ile kariyerinin başındaki öğrenciler bir araya gelerek güçlü bir mentorluk ağı oluşturuyor. Özellikle kadın öğrenci ve çalışanlara verilen destek, genç kadınların sektörde daha görünür olmasını teşvik ediyor.
Kurumun dijital dönüşüm vizyonunu destekleyen “Yapay Zeka Takımı” ise çalışanların veri, teknoloji ve yapay zeka alanlarında yetkinlik kazanmasını hedefliyor. Bu proje ile kadın çalışanların geleceğin meslek alanlarında daha aktif rol alması teşvik ediliyor.
Sencan Taşcı’ya göre denizcilik sektörü artık yalnızca fiziksel güçle değil; teknoloji, stratejik düşünme ve ekip uyumuyla şekilleniyor. Bu dönüşüm, kadınların sektörde daha görünür ve etkili olmasının da önünü açıyor.
Genç kadınlara mesajı ise oldukça net:
“Denizler artık yalnızca bir ulaşım yolu değil, aynı zamanda fırsatların ve geleceğin ufku. Cesur olun, merak edin ve hayallerinizin sınırlarını başkalarının çizmesine izin vermeyin.”
İDO, çeşitlilik ve kapsayıcılık odağındaki yaklaşımıyla kadınların yalnızca iş hayatına katıldığı değil; aynı zamanda yön verdiği ve ilham olduğu bir denizcilik kültürü oluşturmayı hedefliyor. Çünkü kurumun inancına göre denizlerde de gerçek güç, kadın ve erkeğin birlikte ürettiği değerden doğuyor.