07 Temmuz 2022, Perşembe

Gazi Çiftçi: “Mesleğime tutkuyla bağlıyım”

Gazi Çiftçi:  “Mesleğime tutkuyla bağlıyım”
Sektörde 21 yılı geride bırakan Gazi Çiftçi şu anda Shangri-La Bosphorus, Istanbul’da Chef De Cuisine görevini başarıyla yürütüyor. Geleneksel tatları modern sunumlarla birleştirmeyi seven Şef Çiftçi, dünyadaki gastronomi trendlerini ve mutfakları sürekli takip ediyor. Mesleğine tutkuyla bağlı olduğunu ifade eden Şef Gazi Çiftçi ile mutfak anlayışı üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Röportaj: Gülçin Acar - gulcin.acar@rafinemedya.com
Fotoğraf: Özgür Bakır

Mesleğe başlama hikayenizi anlatır mısınız?

Benim hikayem, küçük yaşlarda kurduğum bir hayal ile başladı. Mutfağa, daha ilkokula giderken ilgi duymaya başladım. İlkokul sonunda şef olan ağabeylerimin de yönlendirmeleri ile ülkemizin ilk ve o dönem tek aşçılık okulu olan Mengen Anadolu Aşçılık Meslek Lisesi’nde yedi yıl süren bir aşçılık eğitimi aldım. Şu anda ise 21 yılı aşkın süredir bu mesleği yapıyorum. Uluslararası işletmelerde, yerli ve yabancı birçok restoranın mutfağında görev aldım ve yöneticilik yaptım. 2013 yılında ise, Shangri-La Bosphorus, Istanbul ailesine katıldım. 2021 yılı Temmuz ayına kadar mutfak şefi olarak görev yaptım; şimdi ise, görevime Chef de Cuisine olarak devam ediyorum.

Mesleğinizi bize nasıl tanımlarsınız?

Aşçılık, tutku ile yapılabilecek bir meslektir ve kesinlikle bir sanattır. Eğer insan, bir işi seviyorsa başarıyla yapar. Ben mesleğime aşığım ve tutkuyla bağlıyım. Yeni tarifler oluşturmayı fazlasıyla seviyorum. Ayrıca araştırmak, farklı dünya mutfaklarından lezzetleri tatmak ve onları sentezlemek de oldukça hoşuma gidiyor.

Bu sektörde olmak size nasıl hissettiriyor?

Aşçılık, iş yükü ve stres seviyesi oldukça yüksek, tempolu bir iş. Mutfakta programda olmayan işler, beklenmedik hatalar ve hesapta olmayan aksiliklerle karşılaşma olasılığı oldukça yüksek. Bunlarla doğru şekilde baş etmeyi öğrenmek gerekiyor. Deneyimleri kabul edip bir sonraki adıma geçmek, kişiyi hem bilge bir insan hem de iyi bir şef yapar. Dolayısıyla, bu sektörün içerisinde olmak beni çok heyecanlandırıyor. Farklı ülkelere gitmeyi ve kültürlerinin en büyük temsilcisi olan mutfaklarını deneyimlemeyi çok önemsiyorum. Öte yandan, ülkemin mutfağının tanıtılmasına katkıda bulunmak da benim için oldukça önemli. Bu doğrultuda Fransa, Hindistan ve Tayvan’da bulunan Shangri-La otellerinde gerçekleşen etkinliklerde, ülkemizin lezzetlerinin tanıtılmasında büyük rol aldım.

Röportajın devamı Gastronomi Turkey by Rafine Dergisi'nin son sayısında. Okumak için tıklayın...

Yorum Yaz

 
 
  captcha