15 Temmuz 2019, Pazartesi

Le Pain Quotidien, lezzet tutkusundan ilham alıyor

Le Pain Quotidien, lezzet tutkusundan ilham alıyor
İsmini taze ekmekten alan Belçika’nın dünyaca ünlü markası Le Pain Quotidien, organik ekmekleri, iştah açıcı tartine çeşitleri, salataları, organik ürünleri, doğallığın hüküm sürdüğü mekanlarıyla tanınan bir marka. Hikayesi 26 yıl önce başlayan ve bugün dünyadaki 220’den fazla şubesinde serüvenine devam eden Le Pain Quotidien, Türkiye’de dört şubesinde konuklarını ağırlıyor. Shaya Le Pain Quotidien İş Birimi Müdürü Levent Şahin, “Le Pain Quotidien, bulunduğu her ülkenin yemek kültürünü ve yerel tatlarını kendi mutfağıyla harmanlayarak, iyi beslenmek isteyen herkese ulaşan bir marka” diyor.

İsmini “taze, günlük ekmek”ten alan Le Pain Quotidien’in hikayesi bundan 26 yıl önce başlıyor. Bugün dünyadaki 220’den fazla şubesinde serüvenine devam eden Le Pain Quotidien, ilhamını kurucusu Alain Coumont’un yemeğe olan tutkusundan alıyor. Bakkal bir büyükbabanın torunu olan Alain Coumont, sayısız saatlerini Belçika’da otel işleten büyükannesinin yanında, onun ekmek yapışını izleyerek geçiriyor. Mutfağa olan ilgisi onu daha çok genç yaşlarda Brüksel’de bir restoranın mutfağında şef yapmaya yetiyor. Coumont, çalıştığı restoran için lezzetli ve kaliteli ekmeği bulamayınca, babaannesinden öğrendiği ekmekleri pişirebileceği küçük bir fırın açmaya karar veriyor. Pişirdiği ekmeklerin lezzeti, kısa zaman içerisinde pek çok yere ulaşıyor ve kapısında kuyruklar oluşmaya başlıyor. Şef Coumont, bir gün sokak pazarında yürürken gördüğü uzun, büyük ve ahşap bir masayı satın alıyor ve fırınına koyarak bu masada konuklarına çorba, salata ve tartine servis etmeye başlıyor. Bu uzun ve ahşap masa ile Le Pain Quotidien’in topluluğa açık ilk ‘paylaşılan masa’sı da kurulmuş oluyor.

Ekmeğin içeriği organik un, su, tuz ve zaman

Lezzetli organik ekmekleri, tartine çeşitleri, salataları, organik ürünleri, sıcak ortamıyla tanınan Le Pain Quotidien, Türkiye’deki ilk mağazasını Shaya Grup bünyesinde 2006 yılında Kanyon AVM’de açıyor. En son Buyaka’da açtığı mağazasıyla bugün toplam dört şubesi olan marka, konuklarını Maslak ve Anadolu Yakası’nda açacağı yeni şubelerinde ağırlamayı hedefliyor. Kuveyt merkezli Alshaya Grubu’nun Türkiye yatırımı olarak 2002 yılında kurulan Shaya, bugün, moda-hazır giyim, güzellik-bakım ve gıda perakendeciliği alanlarında pek çok uluslararası markanın temsilciliğini yürütüyor. Shaya Le Pain Quotidien İş Birimi Müdürü Levent Şahin, “Türkiye’de şu anda dört şubemiz var ve yakında beşinci şubemiz açılacak. Tüm dünyada nereye giderseniz gidin Le Pain Quotidien’ler aynıdır. Büyük paylaşılan masası, raflarındaki ekmekleri, organik çikolataları, reçelleri ve daha fazlasıyla… Burada, bulabildiğimiz sürece organik ürün kullanmaya çalışıyoruz. Bulamazsak da en doğalını ve kalitelisini kullanıyoruz; istediğimiz kalitede olmazsa da almıyoruz. Ürünleri mevsimine göre kullanmayı tercih ediyoruz. Örneğin, kış gelince mönü içeriğinde kış sebzelerini kullanıyoruz. Enginar mevsiminde, enginar mönüsü ekliyoruz gibi… Ekmeğimizin içeriği; organik un, su, tuz ve zamandır” diyor.

Doğallık ve sadeliği her zaman ön planda tutan Le Pain Quotidien’in, iç dekorasyonundaki en belirgin karakteristik özellik, tabii ki tahta uzun masası. Ahşap ağırlıklı dekorasyonda, ekmek ve kahvenin sergilendiği alanların yanı sıra siyah yazı tahtası, vitray renkli camlar gibi detaylar markanın klasik çizgisi olarak öne çıkıyor. Kısacası burada sunulan tüm lezzetlerde olduğu gibi doğallık hüküm sürüyor. Le Pain Quotidien’in şimdilik son şubesi olan Buyaka’da biri bahçe olmak üzere iki salon bulunuyor. 200 kişilik kapasiteye sahip olan mekan, sabah 08:00 ile 22:00 saatleri arasında hizmet veriyor.

Kahvaltısı çok iddialı

Le Pain Quotidien’in mönüsünde organik ekmekler, çorbalar, salatalar, makarnalar, imzası olan tartine’ler, kruvasan ve muffin çeşitleri, kahvaltılıklar ve her biri taze hazırlanan özel tatlılar bulunuyor. Yüzde 100 organik kahve çekirdekleriyle hazırlanan sıcak ve soğuk kahve çeşitlerinin yanı sıra Türkiye’ye özel olarak organik demleme çaylar da bu tatlara eşlik ediyor. Organik ürünlerle hazırlanan kahvaltı ve brunchlar, taze meyvelerle hazırlanan içeceklerin yanı sıra vegan ve vejetaryen seçenekleri de burada bulmak mümkün. Levent Şahin, mönü hakkında şu bilgileri paylaşıyor: “Le Pain Quotidien’in bize vermiş olduğu bir guide line var. Onu mutlaka uyguluyoruz. Le Pain Quotidien, bulunduğu her ülkenin yemek kültürünü ve yerel tatlarını kendi mutfağıyla harmanlayarak, iyi beslenmek isteyen herkese ulaşan bir marka. Örneğin, imza lezzetlerimizden olan tartine’lerde çok seçenek var ve biz Türkiye’deki insanların seveceği lezzetleri sunuyoruz. Harissa soslu ançüezli tartine’i Türkiye’de pek sevdiremiyorsunuz ama mozarellalı ya da humuslu tartine çok sevilebiliyor. Türkiye’de insanlar mönüde çok çeşit arıyor. Bu sebeple mönümüze birkaç çeşit sıcak yemek de ekledik. Tabii bir köfte de yapıyorsak onu Le Pain Quotidien usulü hazırlıyoruz. Yemeklerimizi sağlıklı, soslu ve sebzelerle harmanlıyoruz. Bir omlet yapacaksak onu daha sağlıklı nasıl sunacağımızı düşünüyoruz. Kahvaltıda çok iddialıyız. Kruvasan ve kahve ikilisi de çok tercih edilen seçeneklerden. Tatlılarımızın bir kısmını burada, bir kısmını Le Pain Quotidien reçeteleriyle üretiyoruz. Örneğin, kahveli tartımızı dünyadaki tüm Le Pain Quotidien’lerde bulabilirsiniz. Ekler, fırın sütlaç gibi Türk insanının sevdiği kimi tatlıları da mönümüze ekledik.”

Le Pain Quotidien’in kahvaltı mönüsünde; granola parfe, kuru meyveli organik yoğurt, Belçika usulü bol meyveli waffle, üzerine incir ve bal eklenmiş keçi peynirli brioche, üzümlü danish, peynirli bademli danish, muffin, peynirli kruvasan, sıcak seçeneklerde haşlanmış yumurtadan mantarlı omlete, jambonludan kaşarlı omlete kadar geniş bir lezzet seçeneği sunuluyor. Tabii kahvaltı seçenekleri organik ekmek sepetleriyle servis ediliyor. Tartine’lerde bonfile tartine ve spesiyal mönüde yer alan karidesli tartine çok sevilen seçenekler. Sıcak çeşitlerinde ise; ızgara free range tavuk sandviç, ızgara roast beef sandviç öne çıkıyor.

“Mutlaka bir yerlerde Türk dokunuşu olmak zorunda”

“Mutlaka bir yerlerde Türk dokunuşu olmak zorunda” diyen Levent Şahin, mönüdeki yemeklerle ilgili şu bilgileri veriyor: “Çevremizdeki insanlar hemen hemen her gün buraya yemeğe geliyorlar. Bir noktadan sonra sulu yemekler de istiyorlar. Herkesin damak tadına uyan ve çok sağlıklı olan etli pazı sarmayı mönüye ekledik. Kinoayı çok kullanıyoruz. Salatalarda kinoalı tabulemiz çok seviliyor. Sebzeli kişlerimiz var. Tatlılarda birkaç özel ürünümüz var. Çikolatalı espresso’lu tart, çilekli tart her mevsim üzerinde durulan bir seçenek. Diğer tatlılardan daha fazla tercih ediliyor. Makaronları burada yapıyoruz. Bize oradan Fransız bir pasta şefi geliyor. Bize reçeteleri uygulatıyor ama un ve şeker kalitesi bile yemeklerde farklı etkiler yaratıyor.”

Le Pain Quotidien’de tam buğday unlu, çavdarlı, zeytinli, fındık-üzümlü ve beş tahıllı yüzde 100 organik ekmekleri, tam, yarım ve çeyrek olarak almak mümkün oluyor. Burada her iki saatte bir baget ekmek pişiyor. İsteyen konuklar kruvasanını ya da kahvesini alıp gidebiliyor da. Le Pain Quotidien’de gördüğünüz pek çok şeyi satın alma alabiliyorsunuz. Masada kullanılan porselenler, tartine board, kahve fincanları, organik çikolata kremaları, reçeller, çekilmiş organik kahve, tuz, karabiber, nar ekşisi, zeytinyağı, zeytin ezmesi, kurutulmuş domates, çiçek balı, granola, kepekli kıtkıt, Selanik gevreği gibi… Ayrıca Le Pain Quotidien, misafirlerine davet ve toplantılar için mini tartine ve tatlı-tuzlu ürün çeşitleri konusunda da butik bir catering hizmeti veriyor.

“Alain Coumont bir lezzet kaşifi”

Türkiye’deki tüm Le Pain Quotidien’lerin başında standartları sağlamak üzere bir executive chef bulunuyor. Şef Mesut Cantürk, mönüleri Le Pain Quotidien reçeteleriyle hazırlıyor ancak Levent Bey ile oluşturdukları spesiyal lezzetler de hazırlıyorlar. Ana mönü yılda iki kez değişirken, mevsim değişiklikleri doğrultusunda dört ayda bir üç tane spesiyal mönü hazırlanıyor. Spesiyal mönüde, beş yemek oluyor. Yaz mevsiminde buna bir de içecek ekleniyor. Bu mönüde reyhanlı limonata gibi yaygın olmayan tatları konuklara sunuyorlar. Her mönü değişikliğinde Şef Cantürk, tüm mutfak şeflerini ve malzemecileri bir araya toplayarak eğitim veriyor. Daha sonra mağazalardaki servis personeline birkaç kez eğitim veriliyor.

Alain Coumont’un bir lezzet kaşifi olduğunu söyleyen Levent Şahin, “Alain Coumont, hala Le Pain Quotidien’i yönetmeye devam ediyor ve organik beslenmeye verdiği önemle zamanının çoğunu Fransa’nın güneyinde çiftlik, organik gıda araştırma ve eğitim merkezinde geçiriyor. Aynı zamanda da sağlıklı ve iyi beslenme kavramını dünyaya yaymak için çokça seyahat ediyor; farklı lezzetlerin peşinden gidiyor. Coumont’un son dönemde yaptığı çalışmalardan biri şöyle: Uzun zaman genetiği değişmemiş bir tohum aradı. Yaklaşık geçmişi 500 yıl önceye dayanan bir tohum bu. Bu tohumdan bir kısım bulmuş ve şimdi onu ektiriyor. Sonra hasat edip, mağazada kurduğu küçük bir değirmenle öğütecek ve orada ekmek yapılacak. Konuklara limitli olarak bu ekmek sunulacak. Buradaki ekmeklerde kullanılan mayamız da Alain Coumont’un annesinin ekmeklerinin mayası” diyor.

www.lepainquotidien.com.tr

Yorum Yaz

 
 
  captcha