Komili’nin 16-18 Ekim tarihlerinde Ayvalık’ta düzenlediği 27. Zeytin Hasadı, kadın zeytin çiftçilerinin üretimdeki rolüne odaklandı. Komili Zeytin ve Zeytinyağı Enstitüsü’nde eğitim alan kadın üreticilerin bahçelerinden elde edilen zeytinlerle hazırlanan “Kadın Çiftçilerimizden Komili Filtresiz” zeytinyağı ilk kez tanıtıldı.
Zeytinyağı kültürünü gelecek kuşaklara aktarmayı hedefleyen Komili, geleneksel zeytin hasadının 27’ncisinde Ayvalık’ta üreticileri, sektör temsilcilerini ve gastronomi dünyasından konukları bir araya getirdi. “Kuşaklar Boyu Yaşasın Diye” yaklaşımıyla gerçekleştirilen etkinlikte, zeytin üretiminde kadınların bilgi birikimi ve emeği odağa alındı.
2026 Birleşmiş Milletler Uluslararası Kadın Çiftçiler Yılı kapsamında tanıtılan “Kadın Çiftçilerimizden Komili Filtresiz” zeytinyağı, Komili Zeytin ve Zeytinyağı Enstitüsü’nün desteklediği kadın üreticilerin kendi bahçelerinden elde edilen zeytinlerle hazırlandı. Ürün, kadınların tarımsal üretimdeki katkısını görünür kılarken eğitimle güçlenen üretici deneyiminin somut bir çıktısı olarak öne çıktı.
Etkinlikte ayrıca kadın zeytin çiftçilerinin yaşamlarını, üretim yolculuklarını ve zeytin kültürünün devamlılığına katkılarını anlatan bir fotoğraf sergisi düzenlendi. Enstitüdeki eğitimlerini tamamlayan üreticiler, edindikleri bilgileri bahçelerine ve günlük çalışmalarına nasıl taşıdıklarını konuklarla paylaştı.
Hasat geleneği gastronomiyle buluştu
Zeytinlerin dalından toplandığı bahçede, Anadolu mutfağının geleneksel lezzetlerinden keşkek de etkinliğin parçası oldu. Konukların birlikte dövdüğü ve odun ateşinde pişirilen keşkek, hasadın paylaşım kültürünü yansıttı. Toplanan zeytinler sıkım tesisine götürülerek zeytinyağına dönüştürüldü ve ardından şişelendi.
Şef Duran Özdemir’in hazırladığı özel akşam yemeği ise toprağın, zeytinin ve zamanın gastronomiyle kurduğu ilişkiyi merkeze aldı. Menü, Ayvalık’ın zeytin mirasını farklı lezzetler ve hikâyeler üzerinden deneyimleme olanağı sundu.
Komili’den üreticiye ve doğal mirasa uzun vadeli destek
Bunge Türkiye Ülke Lideri Ufuk Doğan, hasadın yalnızca yeni sezonun başlangıcını değil, Anadolu’nun köklü zeytin ve zeytinyağı kültürünü, doğal zenginliğini ve üretimin ardındaki emeği paylaşma fırsatını temsil ettiğini belirtti. Doğan, Ayvalık’ın doğası ve iklimiyle şekillenen bu mirası korumanın ve gelecek kuşaklara aktarmanın Komili’nin temel öncelikleri arasında yer aldığını vurguladı.
Sürdürülebilirlik çalışmalarını doğal mirasın korunmasından eğitime ve üreticilerin desteklenmesine uzanan geniş bir çerçevede ele aldıklarını aktaran Doğan, 2018’den bu yana yürütülen Anıt Ağaç Projesi kapsamında 25 milyonun üzerinde zeytin ağacının tarandığını, 311 anıtsal ve korunmaya değer ağacın belirlenerek haritalandırıldığını ve tescil ettirildiğini ifade etti.
Millî Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen “Köklerimizdeki Bilgiyi Geleceğe Aktarıyoruz” projesiyle çocuklarda bilinçli tüketim, sağlıklı beslenme ve sürdürülebilirlik farkındalığının geliştirilmesinin hedeflendiğini belirten Doğan, üreticilerin güçlendirilmesinin de bu yaklaşımın önemli bir parçası olduğunu söyledi.
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası iş birliğiyle hayata geçirilen Komili Zeytin ve Zeytinyağı Enstitüsü’nde bugüne kadar 339 kadın zeytin çiftçisinin eğitimlerini tamamladığını kaydeden Doğan, kadın üreticilerin kendi bahçelerinden elde edilen zeytinlerle hazırlanan yeni ürünün bu emeği tüketicilerle buluşturduğunu belirtti.
Doğan, köklü bir mirasın geleceğe taşınmasının onu korumanın yanı sıra yaşatan insanları desteklemek ve bilgiyi yeni kuşaklara aktarmakla mümkün olduğunu ifade ederek zeytin ağaçlarının, zeytinyağı kültürünün ve üretici emeğinin devamlılığı için çalışmalarını sürdüreceklerini dile getirdi.