Samsun’da başlayan girişimcilik yolculuğunu Türkiye’ye taşıyan Venn Group’un kurucusu Vennas Akyol Haznedar, başarısını “küçük başlamak ama büyük düşünmek” üzerine kuruyor. Havacılıktan turizme uzanan bu yolculukta doğduğu şehre değer katmayı ve kalıcı bir iz bırakmayı hedefliyor.
Samsun’da başlayan ve bugün Türkiye’nin farklı alanlarına yayılan bir başarı hikayesi… Venn Group’un kurucusu Vennas Akyol Haznedar, girişimcilik yolculuğunu bulunduğu şehre ve ait olduğu toprağa değer katma vizyonu üzerine kuruyor. Havacılıktan gastronomiye, turizmden yaşam deneyimi odaklı projelere uzanan bu yolculukta; emek, sürdürülebilirlik ve yerel değerleri yaşatma fikri her adımın merkezinde yer alıyor.
Samsun Çarşamba Havalimanı’ndaki ilk girişimden Karadeniz’in ilk yatırım belgeli butik oteline, oradan havacılık ikram hizmetleri şirketine ve Venn markasına uzanan bu süreç; küçük bir başlangıcın doğru vizyonla nasıl kalıcı bir başarı hikayesine dönüşebileceğini gösteriyor.
Samsun’da başlayıp Türkiye çapında büyüyen bu başarı hikayesinin temelinde nasıl bir vizyon yatıyor?
Samsun’da başlayan bu yolculuğun temelinde aslında çok güçlü bir inanç vardı; insanın doğduğu şehre değer katabilme hayali… Ben küçük başladım ama hiçbir zaman küçük düşünmedim. Attığım her adımda sadece kendi başarımı değil, Samsun’un adını daha ileriye taşıyabilmeyi hedefledim.
Her zaman bir markanın yalnızca ticaretle değil; emekle, samimiyetle ve bulunduğu toprağa duyduğu aidiyetle büyüdüğüne inandım. Bu yüzden yol boyunca sadece işletmeler kurmaya değil, insanların hafızasında yer edecek bir değer oluşturmaya çalıştım.
Bugün geriye dönüp baktığımda, bu hikayenin en kıymetli tarafının; Samsun’dan çıkan bir kadın girişimcinin hayallerinin Türkiye’nin dört bir yanında karşılık bulabilmesi olduğunu düşünüyorum. Çünkü bazen en büyük başarı, doğduğunuz şehrin sınırlarını aşarken köklerinizi hiç kaybetmemektir.
Çarşamba Havalimanı’ndaki ilk girişiminizden havacılık ikram hizmetleri şirketinizi kurmaya uzanan süreç nasıl gelişti?
Havacılık sektöründeki yolculuğum 1998 yılında Samsun Çarşamba Havalimanı’nda başladı. Havalimanındaki çeşitli işletmeler için ihalelere katıldım ancak yalnızca büfe işletmeciliği ihalesini kazanabildim. O dönemde bir hayal kırıklığı gibi görünen bu sonuç, aslında kariyerimin temelini attı.
Yıllar içinde havalimanı operasyonlarını yakından gözlemleme fırsatı buldum.
Özellikle uçuş gecikmelerinde yolcuların ihtiyaçlarına yönelik eksiklikleri fark ederek havacılık ikram hizmetleri alanında bir ihtiyaç gördüm. Bu doğrultuda 2006 yılında kendi ikram şirketimi kurdum. Büyük emekle büyüttüğüm şirketimi 2025 yılında devrettim. Bugün geriye dönüp baktığımda, küçük bir büfe işletmesiyle başlayan yolculuğun kalıcı bir başarı hikayesine dönüşmesinden gurur duyuyorum.
Peki Venn’in kuruluş hikayesini dinleyebilir miyiz?
Venn markasının hikayesi, havalimanındaki işletmecilikle 1998 yılında başladı. Büfe, kafe, restoran ve uçak ikram hizmetleriyle yolculuğuna devam etti. 2010 yılında ise butik otel ve restoran olarak marka yolculuğumuzda yeni bir sayfa açıldı. O dönemlerde Samsun’da 5 yıldızlı otel, Karadeniz’de ise butik otel belgeli işletme bulunmuyordu. Bizim hayalimiz ise bir butik otel ve restoran oluşturmaktı. Bu yolda Karadeniz’in ilk yatırım belgeli butik otelini açtık. İnsan önce hayal kurar, sonra o hayalin peşinden gider. Benim için bir otel yalnızca konaklama yeri olmadı; aynı zamanda yöremizin unutulmaya yüz tutan lezzetlerini, coğrafi işaretli ürünlerini ve ait olduğumuz toprağın hikâyelerini yaşatan bir buluşma noktası oldu.
Yerel ürünler ve coğrafi işaretli lezzetler sizin mutfak anlayışınızda nasıl bir yere sahip?
Yerel ürünler ve coğrafi işaretli lezzetler benim mutfak anlayışımın temelini oluşturuyor. Çünkü bir mutfak sadece tariflerden değil, ait olduğu toprağın hikâyesinden de beslenir. Coğrafi işaretli ürünler bizim kültürel mirasımızın en kıymetli parçalarından biridir. Ben mutfağın sadece insanları doyuran değil, aynı zamanda geçmişi geleceğe taşıyan bir köprü olduğuna inanıyorum. Bu nedenle yöremizin unutulmaya yüz tutmuş lezzetlerini yaşatmayı ve yerel değerlerimizi koruyarak misafirlerimize sunmayı çok önemsiyorum.
Sürdürülebilir turizm kavramı sizin işletmelerinizde nasıl karşılık buluyor?
Sürdürülebilir turizm benim için yalnızca bugünü değil, geleceği de düşünmek anlamına geliyor. İşletmelerimizde bunu; yerel üreticileri destekleyerek, coğrafi işaretli ürünlere yer vererek ve ait olduğumuz toprağın değerlerini koruyarak yaşatmaya çalışıyoruz. Çünkü bir bölgenin lezzetlerini, kültürünü ve hikayelerini koruyabildiğimiz ölçüde gerçek anlamda sürdürülebilir olabiliriz. Sürdürülebilirliği sadece bir işletme anlayışı değil, aynı zamanda kültürel mirasımıza karşı bir sorumluluk olarak görüyorum.
Karadeniz mutfağının Türkiye’de hak ettiği değeri gördüğünü düşünüyor musunuz?
Karadeniz mutfağı; doğal otları, verimli toprağı ve bereketli denizleri sayesinde balık, et ve otların ön plana çıktığı mutfaklardan biri. Son yıllarda Sayın Emine Erdoğan’ın desteğiyle, ‘Türk Mutfağı Yerele Sahip Çık’ mottosuyla hak ettiği yere geleceğine inanıyorum ve bunun için az kaldı diyorum.
Öte yandan Karadeniz mutfağı, kültürel mirasımızı ve misafirperverliğimizi en güzel şekilde yansıtan mutfaklardan biri olmasının yanı sıra sağlıklı beslenmenin ve sürdürülebilir tarımın da bir parçası. Ben, yerel değerlerimizin kimliğini kaybetmemesi gerektiğine inananlardanım. Ait olduğumuz toprağın ürünlerini ve hikayelerini koruyarak geleceğe taşımak bizim görevimiz olmalı. O zaman gastronomi turizminde dünya mutfaklarıyla yarışabiliriz.
Samsun’un turizm ve gastronomi alanındaki potansiyelini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Samsun’un turizm potansiyelini oldukça güçlü buluyorum. Doğal güzellikleri, kültürel mirası, müzeleri ve gastronomik zenginlikleriyle önemli avantajlara sahip. Özellikle son yıllarda gastronomi alanında yakaladığı ivmenin turizme önemli katkı sağladığını düşünüyorum.
Gastronomi turizmi açısından ise Samsun, güçlü mutfak kültürü, tarımsal üretimi, deniz ürünleri ve köklü kültürel mirasıyla önemli bir konuma sahip. Yerel ürünlerin markalaştırılması, üreticilerin desteklenmesi ve şehrin gastronomik kimliğinin daha görünür hale getirilmesiyle Karadeniz’in en önemli gastronomi destinasyonlarından biri olabilir. Doğru yatırımlar ve sürdürülebilir projelerle Samsun’un hem ulusal hem de uluslararası ölçekte öne çıkan bir turizm merkezi haline geleceğine inanıyorum.
Önümüzdeki dönemde Venn Group için hedefleriniz ve yeni projeleriniz neler?
Üretmeyi ve yeni hayaller kurmayı her zaman önemsiyorum. Bu nedenle Venn Group bünyesinde gastronomi, turizm ve yaşam deneyimi odaklı yeni projeler üzerinde çalışıyoruz. Bulunduğumuz şehrin ruhunu yansıtan, insanlara değer katan ve kalıcı izler bırakan işler ortaya koymak istiyoruz. En büyük hedefim ise başarılı markaların ötesinde, bu toprakların lezzetlerini, kültürünü ve hikayelerini geleceğe taşıyan bir miras bırakmak. İnsanların yıllar sonra sadece markaları değil, o markaların taşıdığı ruhu ve değerleri hatırlaması benim için gerçek başarı.
www.vennbutikotel.com