20 Haziran 2024, Perşembe

Lorenza Scalisi ile ‘Başkanların tüm yemekleri’

Lorenza Scalisi ile ‘Başkanların tüm yemekleri’
Lorenza Scalisi, “Tutti i piatti dei Presidenti” (Başkanların tüm yemekleri) kitabı ile bizi İtalyan cumhurbaşkanlarının mutfak sırlarına doğru büyüleyici bir yolculuğa çıkarıyor. İtalya’nın zengin lezzetlerini ve gastronomik geçmişini anlatan eserde, Quirinale Sarayı’nda devlet başkanlarını ağırlarken sunulan yemeklerin hikayeleri de yer alıyor.

İtalyan yazar Lorenza Scalisi, üç hafta boyunca Cumhurbaşkanı’nın ajandasını takip ederek ‘İtalyanların Evi’ olmaya çalışan ‘zırhlı’ ve lüks sarayın ruhunu yakaladı. Ve ortaya, mutfak geleneğinin resmi etkinliklerin ciddiyetiyle birleştiği gerçek İtalyan misafirperverliğinin unutulmaz bir portresi çıktı. Bu kitap sadece İtalyan mutfağına bir saygı duruşu değil, aynı zamanda otantik misafirperverliğe de özel bir bakış niteliği taşıyor. Chiara Cadeddu’nun fotoğrafları eşliğinde Lorenza Scalisi, bizi İtalyan cumhurbaşkanlarının mutfak sırlarına doğru büyüleyici bir yolculuğa çıkarıyor.

“Tutti i piatti dei Presidenti” (Başkanların tüm yemekleri), İtalya’nın zengin lezzetlerini ve gastronomik geçmişini anlatan bir eser olarak, İtalyan cumhurbaşkanlarının 30 yıl süresince konuk devlet başkanlarını ağırlarken sundukları yemeklerin hikayelerine ve tariflerine ışık tutuyor.

“Başkanların Tüm Yemekleri” isimli kitabınız ile bir ilke imza attınız, böyle bir eser ilk kez okurlarıyla buluşuyor. Yazma fikri nasıl doğdu?

Ben, yaşam tarzı, lüks konaklama ve üst düzey şefler konusunda uzmanlaşmış bir seyahat yazarıyım. Sürdürülebilir gıda konusuna odaklanan Milano Expo 2015 Fuarı vesilesiyle İtalyan Cumhurbaşkanlığı Sarayı Quirinale’nin Mutfak Şefi Fabrizio Boca’yla tanıştım. Kendisiyle 10 dakika konuştuktan sonra, daha önce hiç paylaşılmamış sıra dışı hikayesini dinleyince çok etkilendim. National Geographic Çin için fotoğraf çekmek üzere benimle birlikte fuarda bulunan Chiara Cadeddu’ya Boca’yla bir kitap yazacağımı söyledim. Röportajın yayımlanmasının ardından, bu projeyi hayata geçirmek istediğimi Fabrizio Boca’ya ve Cumhurbaşkanlığı basın merkezine ilettim. 2.5 yıllık zorunlu bir bekleyişin ardından onay verdiler.

Kitabınız için nasıl bir hazırlık süreci izlediniz? Araştırma aşamasından söz eder misiniz?

Sarayda yalnızca bir iki gün kalmamın dışında, mükemmel bir etkinlik organize etme sürecinin tüm yönlerini tam olarak kavrayabilmem için Quirinale’de yabancı devlet başkanları onuruna düzenlenen öğle ve akşam yemekleri gibi birçok resmi etkinliğe katılmamı önerdiler. İlk adım, ağırlanan devlet başkanı için daha önce hazırlanmış menülerin, yeniden aynısının sunulmaması için gözden geçiriliyor olması. Misafire refakat eden diplomatik personel,daha önce misafire sunulan yemekler ve kullanılan malzemeler arasında misafir tarafından beğenilmeyenlerin olup olmadığını araştırıyor.Ardından Fabrizio Boca, menüye konulabilecek yemekleri diplomatik personelin onayına sunuyor. Onayla birlikte, seçtiği ürünler için küçük İtalyan çiftçilerine sipariş vermeye başlıyor. Önemli olan, büyük markalar, havyar, ıstakoz veya seçkin şarap gibi lüks gıdalar değil, en iyi fiyata en iyi kalitenin yerel üreticiden sağlanabilmesi. Burada ana felsefe, Cumhurbaşkanlık Sarayı’nın, etik değerleri önemsediğini ve İtalyan gastronomisinin zenginliğini gösterebilmek. İtalya’da çok fazla para harcamadan en yüksek kalitede ürünlere ulaşabiliyorsunuz. Bu bağlamda, Fabrizio Boca ve Quirinale’in Yiyecek ve İçecekten Sorumlu Müdürü Domenico Santamaria, ülke çapında bu felsefeye en uygun çiftçileri araştırmakla görevli. Quirinale’de Chiara Cadeddu’yla birlikte ilk defa Kasım 2017’de Lübnan Cumhurbaşkanı’nın resmi ziyareti vesilesiyle bulunmuştum. Katıldığımız son resmi etkinlik ise 2018’in sonunda Katar Emiri’nin ziyareti nedeniyle düzendi. Ayrıca, 2018’in haziranında kutlanan Milli Gün resepsiyonuna da davet edilmiştik.

Kitabınızdan sizi en çok etkileyen anekdotlardan birini paylaşır mısınız?

Quirinale’de çalışanlar için harika olan şey, her gün deneyimlemeyi asla hayal edemeyeceğiniz benzersiz bir olayın gerçekleşme ihtimali. Sarayda resmi etkinliklerin çiçek düzenlemelerini yapan Mauro Piacentini, aralarında Kraliçe İkinci Elizabeth ile ilgili çok komik bir olayın da bulunduğu birçok hikâye anlatmıştı. Kraliçe yıllar önce Roma’yı ziyaret ettiğinde, tüm şehrin hayranlıkla seyredilebildiği Quirinale’nin en yüksek salonu Torrino’da bir öğle yemeği düzenlenmiş. Mauro Piacentini, lila ve fıstık yeşili tonlarında bir buket hazırlamış. Kraliçe içeri girdiğinde çok kısa süreli bir sessizlik yaşanmış. Kraliçenin şapkası buketlerden birine benziyormuş. Kraliçe kısa süreli bu gerginliği bir gülüşüyle dindirdikten sonra herkes masaya geçmiş. Chiara Cadeddu’yla birlikte Cumhuriyet Bayramı’na katılma şansı da bulmuştuk. 1 Haziran 2018 günüydü. (Bayram haziran ayın ikisinde. Ancak Quirinale’de, Cumhurbaşkanına ertesi gün çok iş bırakmamak için bir gün önce kutlanıyor.) Gökyüzü tamamen pembeye bürünmüştü ve çok güzel bir gün batımı vardı. Ayrıca, fonda üstat Ennio Morricone’nin bestelediği film müzikleri de çalıyordu. Muhteşem, unutulmaz bir akşamdı...

Quirinale Sarayı’nda hazırlanan ve sizi en çok etkileyen menü hangisiydi?

Menünün içeriğini ve hazırlanmasından sunumuna kadar tanık olduğunuz süreçleri anlatır mısınız? Çoğu insan, resmi etkinlikler için hazırlanan yemeklerden birini tadıp tatmadığımı soruyor. Cevabım çok basit: Hepsini tattım! Üç çeşit yemekten (başlangıç tabağı, ana vyemek ve tatlı) oluşan 15 farklıvöğle ve akşam yemeği menüsünühesaba kattığınızda ve Cumhuriyet Bayramı için hazırlananı da bunlara eklediğinizde, varın gerisini siz düşünün! Bunların içinden, 2015yılında Obama ailesi için hazırlanan “tonnarelli” ile 2019 yılında Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve eşi için hazırlanan “Carbonara” mantısına bayılmıştım.

Quirinale Sarayı’nın yemeklerini özel ve samimi kılan nedir? Şef Fabrizio Boca’nın menü içeriklerine ilişkin yaklaşımı ve mutfak felsefesinden de bahseder misiniz?

Şef Fabrizio ve ondan önceki tüm mutfak şefleri için tek bir husus var: Geleneksel İtalyan mutfağını takip et ve asla ithal malzeme ve yabancı kültürle ilgilenme. Quirinale Sarayı, İtalyan mutfağının beşiği, gastronomimizin kalesidir. Cumhurbaşkanının mutfağı için trend veya moda söz konusu değil. Yani, Cumhurbaşkanının konuğu iseniz, hayatınızdaki en iyi lazanyayı, ravioli veya tiramisuyu yiyeceğinizden emin olabilirsiniz.

Chiara Cadeddu’nun fotoğraflarının da kitaptaki bölümlere mükemmel şekilde eşlik ettiğini görüyoruz. Kitaptaki tabak görselleri okuyucu için etkili ve ilgi çekici. Fotoğrafları bu kadar etkili sunabilmek için Cadeddu’yla nasıl bir işbirliği yaptınız?

Chiara ile çalışmayı seçtim, çünkü o harika bir mimari, insan ve yaşam tarzı fotoğrafçısı. Mutfakta hiç çekim yapmamıştı, bu tecrübeyi de Quirinale’de yaşadı. Bu yüzden, Sarayın sıra dışı atmosferine uyum sağlayarak doğru çözümü bulmak zorundaydık. Çekimlere başlamadan önce porselenler ve tarifler üzerinde çalışmalar yaptık. Ancak, kitap tasarımının nasıl görüneceğini bilmiyorduk. Bu yüzden, tüm tabakları hem yukarıdan hem de beyaz arka planda 3/4 yöntemiyle çektik.

Kitabınızı okuyanlar İtalya siyasetindeki mutfak kültürünü nasıl değerlendirecek? İtalyan mutfağı hakkında neler öğrenecekler?

İtalya’da şöyle deriz; “En iyi anlaşmalar masalarda yapılır!“. Bu Quirinale’de de böyle. Bir öğle veya akşam yemeği hiçbir zaman teknik anlamda yemek yemek için değil, uluslararası konuları konuşmak için düzenlenir. Okuyucular, Chiara Cadeddu’nun çektiği, çevreyi, personeli ve yemekleri çok iyi anlatan 100’ü aşkın fotoğraf sayesinde anlatılanlarla birlikte resmi etkinliklerdeki havayı ve sunulan lezzetleri en iyi şekilde hayal edebilecekler.

Yorum Yaz

 
 
  captcha