09 Şubat 2026, Pazartesi

5 Bin yıllık Küllüoba Ekmeği yeniden tabakta

5 Bin yıllık Küllüoba Ekmeği yeniden tabakta
Lesaffre Türkiye, Küllüoba kazılarından doğan antik ekmek mirasını Şef Murat Deniz Temel’in yorumuyla “Mirasın Sofrası”nda gastronomi dünyasıyla buluşturdu.

Anadolu’nun en eski ekmek izlerinden biri olan Küllüoba mirası, İstanbul’da düzenlenen özel bir davette gastronomi sahnesine taşındı. Küllüoba Arkeolojik Kazıları’nın resmi sponsoru Lesaffre Türkiye, Eskişehir’de gün yüzüne çıkan 5 bin yıllık ekmek geleneğini “Mirasın Sofrası” temasıyla ilk kez gurme bir yemek eşleşmesi halinde sundu. Gecede, tarihsel bir keşfin modern mutfakla buluşmasına tanıklık edildi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı himayesinde sürdürülen Küllüoba kazılarına uzun süredir destek veren Lesaffre Türkiye, bu iş birliğini bilimsel katkının ötesine taşıyarak gastronomiyle buluşturmayı hedefliyor. Yerel ölçekte yeniden üretimine başlanan Küllüoba Ekmeği, Şef Murat Deniz Temel’in menüsünde modern tekniklerle yorumlanarak konuklara sunuldu. Böylece arkeolojik bir bulgu, ilk kez çağdaş bir yemek deneyiminin merkezine yerleşti.

Gecenin en dikkat çekici yönlerinden biri, “ekmek–yemek eşleşmesi” fikrinin ilk kez bu kapsamda ele alınması oldu. Antik tariften ilham alan ekmek, farklı tabaklarla birlikte servis edilerek hem tarihsel hem duyusal bir anlatı kurdu. Bu yaklaşım, Anadolu’nun köklü ekmek kültürünün modern gastronomide nasıl yeniden yorumlanabileceğine dair güçlü bir örnek sundu.

Lesaffre Türkiye, projeyi yalnızca kültürel mirasın korunmasıyla sınırlamıyor. Şirket, Ar-Ge çalışmalarıyla Küllüoba Ekmeği’nin profesyonel mutfaklarda farklı formlarda kullanılmasına yönelik araştırmalar yürütüyor. Amaç; geçmişten gelen bilgiyi güncel üretim teknikleriyle birleştirerek bu değeri yaşayan bir gastronomi kültürüne dönüştürmek.

Lesaffre Türkiye Genel Müdürü Ünsal Yamaner, gecede yaptığı konuşmada Küllüoba kazılarından elde edilen her yeni bulgunun heyecanla takip edildiğini ve bu mirasın gelecek nesillere aktarılması için çalıştıklarını vurguladı. Yamaner, Küllüoba Ekmeği’nin orijinaline sadık kalınarak yeniden üretildiğini ve bu özel gecede ilk kez gurme bir menü eşliğinde sunulduğunu belirtti.

Küllüoba kazı alanındaki fiziki düzenlemelerden yerel buğday türlerinin korunmasına kadar uzanan çalışmalar, Lesaffre Türkiye’nin kültürel sorumluluk yaklaşımının önemli bir parçası. “Mirasın Sofrası” ise bu uzun soluklu projenin gastronomik boyutunu görünür kılarak, Anadolu’nun binlerce yıllık ekmek geleneğinin günümüz mutfağındaki potansiyelini ortaya koydu.

Yorum Yaz

captcha