22 Mayıs 2018, Salı
Takip Et:

Enta, Entry ile dünyaya açılıyor

Enta, Entry ile dünyaya açılıyor
23 Ocak 2018, 10:51
Otel ve hastane ekipmanları konusunda sektörün önde gelen firmaları arasında yer alan Enta, temsilciliğini yürüttüğü Alman Dometic ve Aliseo’nun kaliteli ve şık ürünleriyle otel odaları ve banyolarında fark yaratıyor. Lüks otel zincirlerinin vazgeçilmezi olan ürünleriyle Enta, son dönemde önemli bir projeye imza atarak, Aliseo ortaklığıyla Almanya’da kurduğu Entry firmasıyla tüm dünyaya ürün vermeye hazırlanıyor.

30 yılı aşkın sektörün içinde olan Nazım Çınar’ın 2000 yılında kurduğu Enta AŞ, bugün otel ve hastane ekipmanları deyince akla ilk gelen firmalar arasında yer alıyor. Enta, dünyada minibarı ilk bulan ve halen bu alanda dünyanın en iyi ürünlerini sunan Alman Dometic markasının Türkiye, Türki Cumhuriyetler ve Kıbrıs temsilciliğini yürütüyor. Enta’nın bir diğer markası da yine otel odası ve banyosu ekipmanları alanında dünyada iddialı markalardan biri Aliseo… Lüks otel zincirlerinin yıllardır vazgeçemediği kaliteli ürünleri Türkiye’de sektörle buluşturan Enta’nın çalışmalarını ve ürünlerini firma sahibi Nazım Çınar ile konuştuk.

Enta olarak bugünkü çalışmalarınızdan biraz bahseder misiniz?

Otel ve hastane ekipmanlarının satış ve pazarlamasını yapıyoruz. Dometic markasının Türkiye, Türki Cumhuriyetler ve Kıbrıs genel temsilciliğini yürütüyoruz. Aliseo da bir Alman firması, onların da temsilciliğini yapmaktayız. Ağırlıklı olarak üst segmente hitap eden, üst sınıf ürünler sunuyoruz. Dünya çapında zincir oteller, yine zincir sağlık gruplarına hitap ediyoruz. Çok kaliteli ve fiyat olarak da pahalı ürünler. 30 yılı aşkın bir süredir bu işi yapıyoruz. Tabii bunu yapabilmeniz için 60’a yakın servisiniz olmanız lazım. Yedi bölgede TSE’den aldığınız servis belgelerini her yıl güncelliyoruz. Sektörel olarak pazarda belirleyici oyuncularından biriyiz firma olarak. Bayi satışımız yok, proje bazlı çalışıyoruz.

Proje çalışmalarınızı nasıl yürütüyorsunuz, biraz açar mısınız?

Çalışmalarımızın yüzde 99’u projeler üzerinden yürüyor. İster otel ister hastane olsun, siz teorik olarak “Yatırımı yapacağım” dediğinizde, biz tesis için gereken projeyi hazırlıyoruz. Örneğin, 400 odalı bir otelse, 400’er adet minibar, kasa, ütü tahtası, kettle vb. bu alanda gerekli ne varsa hepsi planlanıp hazırlanıyor. Proformalarını fotoğraflarıyla birlikte hazırlayıp veriyoruz. Yatırımcılar, hem bunları kendi maliyetleri açısından değerlendiriyorlar hem de bakanlıkların teşvik listesini koyuyorlar. Bir anlamda yatırımcıya, satın alma noktasına gelmeden önce de bütçe oluşturmasında bir hizmet sunmuş oluyoruz. Bir süre sonra otel projesi hayata geçtiğinde onların hazırlamış olduğu örnek odalara ürünlerimizi yerleştiriyoruz. Bu işi ağırlıklı olarak bedelsiz yapıyoruz. Resort, butik, kongre veya şehir oteli olsun; örnek odaların hazırlanmasında bizim ürünlerimiz gerek yatırımcı, gerek müşteri, gerekse tur operatörleri tarafından artı değer olarak kabul edilmekte.

Sektöre sunduğunuz ürünler ve özellikleri nelerdir?

Şu an Türkiye’de işletmelere alanındaki en önemli markaların ürünlerini sunuyoruz. Dometic dünyanın en büyük ve bilinir minibar markası. Dünya minibar üretiminin yüzde 90’ınını Dometic yapmakta. Kempinski, Hilton, Four Seasons gibi oteller 1986’dan beri bu ürünleri tercih ediyor. Bir diğer markamız Aliseo ise otel oda ve banyo ekipmanları üzerine… Profesyonel amaçlı saç kurutma makinesi, ayna, katle, tepsi, ütü masası gibi takriben 800’den fazla ürün çeşidi bulunuyor. Yine kendi konseptinde en iyi, en kaliteli ürünleri sunan bir Alman markası.

Yeni ürün olarak son dönemde hangileri öne çıkıyor?

Mevcut ürünlerimiz zaten alanının en önemli markaları ve ürünleri. Sektör de içinde bulunduğu durumdan dolayı çok da talepkar değil bu süreçte. Ama yine yeni ürün olarak portföyümüze eklediğimiz, saç kurutma olarak Aliseo’nun Black Mambo ürünümüz dünyanın en kaliteli ürünlerinden biri. Bir de iyonik saç kurutma dediğimiz ikinci bir ürünümüz var ki, bu da alanında çok önemli bir ürün. Elektrik akımının deriye ve saça geçmesini engelleyen bir seramik ünite var içinde. O seramik, elektriğin tümünü alarak sadece ısıyı saça geçirmekte. Öte yandan, dünyanın en az enerji tüketen Dometic’in NTE diye bir statik elektrikle çalışan minibarını otel odalarına soktuk. Tamamen sessiz ve yaklaşık yüzde 80 civarında bir enerji sağlıyor.

Bir de çekmece içi minibar’larımız var. Regnum, Rafless, Mandarin gibi önemli oteller kullanıyor şu an bu ürünü. Çekmece gibi kullanıyorsunuz bu minibar’ları dolayısıyla hem estetik, hem kullanıcı dostu ürünler. Aynı şekilde çekmeceli kasalarımız da mevcut. Ürünlerimizin pek çok önemli özellikleri ve dolayısıyla avantajları var. Tamamen sessiz olmaları, çok az elektrik harcamaları, estetik ve kullanışla olmaları tercih sebebi oluyor. Ar-Ge’si ve teknolojisi çok yüksek olan, güvenilir, Alman malı ürünler. Demotic, dünyada minibarın yaratıcısı. 1920’li yıllarda, Almanya’da minibarı icat etmekle kalmıyor, turizm sektörüne de yerleştiriyor. O yüzden soğutma sistemlerinde sürekli olarak yenilikler yapıyor. Bu yeniliklerinden biri de sektörde çok ses getiren otomatik minibar…

Otamik minibarın özelliklerini biraz anlatır mısınız, otellere ne gibi avantajlar sağlıyor?

Hilton, Swisotel gibi tesislere verdiğimiz, çok önemli bir ürün. Bunlar otellerin minibar kaçağını engellemek için yüksük bir performans sağlayan ürünler. Otomatik minibarın içerisinde sensörler var ve bu bir yazımla istediğiniz bilgisayar ağına bağlanabiliyor. Housekeeping, resepsiyon, muhasebe ve depo şeklinde sıralanabilir bunlar. Housekeeping departmanı her an, hangi odadan ne kadar ürün eksildiğini görebilir. Resepsiyon fatura keserken müşteriyi bekletmek zorunda kalmaz. Muhasebe yine aynı şekilde minibarın durumunu anında görebiliyor. Depo eksilen ürünleri görüyor, bu çok önemli. Tek tek odalara girip, minibarı açıp eksik ürün tespitinden kurtarıyor. Odalarda hangi ürünün eksik olduğu görülüyor ve bir kişiyle bu eksikler kısa sürede gideriliyor. Bu da otele büyük bir zaman ve tasarruf sağlıyor ve minibar karlı bir satış noktası oluyor. Bu minibar yüzde 60’ın üzerinde doluluk sağlayan kent otellerinde yaklaşık üç ayda maliyetini çıkarıyor. Hem yatırımcı hem kullanıcı açısından artıları fazla…

Turizmin içinde bulunduğu durumu göz önüne alırsa, şu an projeler ve renovasyonların durumu nedir?

Turizm son üç senedir çok ciddi yaralar aldı. Bu yaraların büyük bir kısmı da tedarikçilerin de aynı şekilde çok ciddi zarar etmelerine neden oldu. Sektördeki firmalar son üç yıldır güçlükle ayakta duruyor. Sektörde, hem güneyde hem de İstanbul’da takriben 15 yıldan yaşlı olan odaların renovasyonuna ilişkin projeler var. İstanbul’da 40’ı aşkın 4 ve 5 yıldızlı proje var yenilenmesi gereken; Çırağan Sarayı, Ritz Carlton, Four Seaons, Grand Hyatt gibi… Bunların hemen hepsinde bizim verdiğimiz ürünler var ve bu ürünler 10 yılı aşkın süredir kullanılmakta olan ürünler. Sadece Çırağan Sarayı’nda şu an 4-5 odada örnek numune ürünlerimiz var. Ama sürekli olarak, turizmdeki rezervasyon yetersizliğinden ve var olanlarında fiyat düşüklüğünden dolayı bu saydığım zincir otellerin çoğu renovasyonlarını hep öteliyor. Bu da şu demektir; bizim Enta olarak minibar, minikasa, saç kurutma, ayna, ketle, ütü, ütü masası, baskül, şarap dolapları buralara şimdilik veremeyeceğimiz anlamına gelir. Şu an sadece İstanbul’da 40’ın üzerinde otelde numunemiz var ve dönüş bekliyoruz.

Öte yandan, Alanya’dan Faselis’e kadar sadece Antalya’yı aldığımızda, orada da yine 40’ın üzerinde odaları çok eskimiş oteller var. Mevcut konaklama fiyatlarının düşük olması ve doluluk oranlarının yüzde 60’ların kalmasından dolayı orada da oteller haklı olarak bir yenilemeye gidemiyor. Bu durum biz ve bizim gibi tedarikçiler için şu anlama gelir; oteller nezle olduğunda biz zatürre oluyoruz. Bu bir zincir ve bizi çok etkiliyor.

Peki bu süreçte firma olarak ne gibi önlemler veya çalışmalar yapıyorsunuz?

Şimdiye kadar beraber çalıştığımız, Almanya’da 100 büyük şirket arasında yer alan Aliseo ile Almanya’da Entry diye yeni bir şirket kurduk. Neden bunu kurduk? Bugün bizim Enta olarak Aliseo ve Dometic’i satış hakkımız Türkiye, Türki Cumhuriyetler, KKTC ve Kuzey Afrika ülkeleriydi. Diğer ülkelere ürün veremiyorduk. Böylece tüm dünyaya Entry ile ürün vererek, iç pazardaki bu daralmayı aşmak istedik. Farklı pazarlara açılarak, içinde bulunduğumuz krizi aşmak istedik. Bu vesileyle Avrupa ve Amerika dahil olmak üzere tüm dünyaya oradan ürün verebileceğiz.

Şu dönemde Entry’nin ürün gamını tamamlıyoruz. Yeni üreteceğimiz ürünler, Entry markalı olacak ama ‘Production by Aliseo’ veya ‘Production by Domatic’ şeklinde yer alacak sektörde ve bu şekilde yeni pazarlara gireceğiz. Bunun dışında Türk müteahhitlerin iş yaptığı Londra, Bavyera, Berlin gibi eyaletlere direkt ürün vermeye çalışıyoruz. Yine Türklerin gitmiş olduğu Bulgaristan, Makedonya, Hırvatistan gibi ülkelere de yine direkt oradan ürün vereceğiz. Buradan da yerli ürünleri Almanya’daki şirkete gönderiyoruz ki Almanya’daki Türkler de Türk ürünlerini oradan alabilsinler diye. Bu şekilde bir hareketle krizin yükünü hafifletmeye çalışıyoruz.

Son olarak sektörde yaşanan daralmayı nasıl değerlendiriyorsunuz, makro düzeyde neler yapılabilir?

Uzun yıllardır bu sektörün içindeyim. 1994, 2001 ve 2008 yılları da dahil bundan daha ağır bir kriz yaşamadı Türkiye turizmi. Doğal olarak biz de. Genel anlamda Türkiye turizminin geçmişten bugüne gelen yapılanmasına baktığınızda, ülkenin en büyük finans kaynaklarından biridir. Bu kaynak biraz da görmezden gelinmiş bana göre. Bazı tedbirler alınabilir. Bu tedbirlerin en önemlisi gelecek misafirlerin güven içinde seyahat etmelerini sağlamak. İkincisi, halkın barış içerisinde bu güveni gösterebilmesidir. Turizm pek çok sektörü ve dolayısıyla pek çok insanı etkilemekte. Bu nedenle çok acil bir şekilde önlemler alınmalı. 2018’in son çeyreği iyi olacak deniyor, sektörde. O zamana bile bırakılmamalı, devletin Avrupa’daki son dakika satışlarına barış ve güven mesajlarıyla etki edebilecek hızlı tedbirler alması gerekiyor. Devlet güvencesiyle turizmcilerin bir araya gelerek, turistik yapılanma konusunda her türlü tedbirin alınarak, Türkiye’ye gelmeye alışık misafirlerin bu alışkanlıklarının kesintiye uğramadan devam ettirilmesi gerekiyor.

www.entaturk.com

Yorumlar