Frenoks; dünya markası olma yolunda

Frenoks; dünya markası olma yolunda
Endüstriyel mutfak sektöründe sadece endüstriyel tip buzdolapları ve soğutma sistemlerine yoğunlaşan Frenoks, son yıllarda yaptığı ihracatla ses getiriyor. Ürünlerinin yüzde 70’ini ihraç eden ve bu ihracatın da yüzde 90’ını AB ülkelerine yapan ve proje firmalarının çözüm ortağı olan Frenoks, soğutma konusundaki tecrübesi ve bilgi birikimiyle kalite ve performans olarak işletmelerin tercihi oluyor. Türkiye’den dünyaya yayılan bir dünya markası olma hedefiyle çalışmalarını hızla sürdüren firmanın son dönem çalışmalarını Genel Müdür Burak İnceçam ile konuştuk.

Öncelikle Fremoks’un bugün geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Biz sadece endüstriyel tip buzdolabı üretimi yapıyoruz ve bunu bayiler üzerinden yurtdışına ve yurtiçine pazarlıyoruz. Yani bizim buradaki yönetim kadrosunun gün geçirme anlamında tek derdi, bu buzdolabını nasıl daha iyi yaparız, nasıl daha verimli hale getiririz, nasıl problem yaşatmayız müşterimize ve nasıl daha iyi oluruz. Tabii artık Frenoks, endüstriyel mutfak pazarında alanında lider bir firma. Birincisi kalite anlamında bir fark oluşuyor, ikincisi ürün çeşitliliği anlamında bir fark oluşuyor. Biz firmayı kurduğumuzda 2008 yılında, sıfırdan bir marka ve firma oluşturduk. Bugün Avrupa’daki birçok firma tarafından tanınıyoruz. Rakiplerimizin hepsi bizi biliyor. Tüm tedarikçiler ciddi bir şekilde bizimle çalışmak istiyor. O yüzden 10 yılda geldiğimiz noktadan oldukça memnunuz.

Frenoks olarak ürünlerinizi nasıl konumlandırıyorsunuz?

Bugün Frenoks, endüstriyel mutfak sektöründe bir otelde veya bir restoranda bulunabilecek her türlü buzdolabını ve soğutucu ürünü kendi bünyesinde üreten bir firma. Tabii bu da bize birçok yerde farklı yerlerde farklı ürünlerle farklı kapıları açma şansı doğuruyor. Türkiye’de son dönemde çok ciddi ve üst düzey projeler yapılıyor. Bu projelere gerekli olan ürünler de Frenoks bünyesinde mevcut. Bir otel veya restoran yatırımı yapan firmanın, ithal buzdolabı kullanma ihtiyacı artık kalmadı Türkiye’de. Niye kalmadı? Zaten Avrupa’daki büyük üreticilere o malı OEM olarak biz üretiyoruz. Biz bunu üretirken, hala bazı yatırımcıların veya bazı danışmanların aklında bu malı Avrupa'dan almak gibi bir istek oluyor. Bu konuda ben hem danışmanlara hem de yatırımcılara gerçekten bir daha düşünmelerini öngörüyorum. Türkiye zaten ev tipi buzdolaplarında da Avrupa'nın üretim üssü.

Horeca işletmelerine ne gibi artılar sağlıyorsunuz?

Biz aslında bir çözüm ortağıyız. Çünkü proje yapıldığı zaman soğuk ciddi bir yer tutuyor ve problemli bir ürün. Bizim burada ürünlere yaptığımız tüm yatırımlar ve her şey ürünün sağlıklı bir şekilde müşteriye gitmesi ve müşteride problem çıkarmaması yönünde… Burada geçmiş ve deneyim çok önemli. Çünkü siz bir ürün yapıyorsunuz ve bunu piyasaya dağıtıyorsunuz. Piyasada bu üründen 10 binlerce olmalı ki geri dönüşlerden problemlerin nerede olduğunu görebilesiniz. 500 tane, bin tane üretmekle ürünü oturtmanız çok zor. Piyasa tecrübesi denen bir olay var. Bu ürünler yaşayan ürünler. Bizim ürünlerimiz çok zorlu koşullarda kullanılıyor. Endüstriyel mutfak gerçekten zorlu bir yer ve bu kullanım esnasında ortaya çıkabilecek tüm problemleri yaşamış olmak önemli. Bu bir tecrübedir. Biz nereden baksanız 25 yıldan beri bu sektörde her türlü sıkıntıyı, sorunu yaşamışız, görmüşüz, çözüm üretmişiz

İhracatıyla tanınan bir firmasınız. Bu konuda biraz bilgi verir misiniz?

İhracatımız şu an yüzde 70 civarında ve ortalama devamlı çalıştığımız 50 civarına ülke var. Geçen yıl ihracatta Euro bazında yüzde 19’luk bir büyüme yaşadık. Bu büyüme gerçekten ciddi bir büyüme oldu bizim için. Bu yıl ilk üç ayda yüzde 30’luk bir büyümemiz var. Ben yine bu yıl da en az yüzde 20’li Euro bazında büyüme olacağını düşünüyorum. Bu rakamlarla beraber en azından 12-13 bin adet ürünün yurtdışında direkt bizim tarafımızdan satılacağını ön görüyorum. Şöyle bir durum da var; Frenoks bayileri aracılığıyla birçok yurtdışı projelerinde ürünlerimiz kullanılıyor. Dolaylı olarak sattığımız ürünlerle birlikte belki bizim ürünlerimizin yüzde 80-85 yurtdışına gidiyor.

Sizi ihracatta öne çıkaran unsur ne?

Avrupa’daki birçok firma Türkiye’den ürün almaya çekiniyor. Bilhassa büyük toptancılar, geçmişte yaşadıkları sıkıntılar yüzünden veya bir firmanın birçok farklı ürünü üretmesinden dolayı kalite problemi yaşacağını düşündüğü için çekinceleri oluyor. Biz Frenoks olarak sadece endüstriyel buzdolabı yaptığımız için bu firmalarla bir güven bağımız oluştu ve bu firmalar, birbirlerine referans oldular. Avrupa’nın ciddi büyük toptancılarıyla çalışmaya başladık. Bu çalışmalar bizi bütün ülkelerde geniş bir müşteri kitlesine ulaştırdı.

Yurtiçi pazarı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’de inanılmaz bir rekabet var. Ben her zaman şunu söylüyorum; biz kullandığımız malzemeye ve kaliteye göre ürünlerimizi çok rekabetçi fiyatlara satıyoruz. Gerçekten rekabetçi bir firmayız. Ancak Türkiye’de rakamlar, vadeler havada uçuşuyor. İşletmelere şunu anlatıyorum; biz fabrikamıza bir makine alırken, sadece fiyatına bakmıyoruz. Makine kimin tarafından üretiliyor, bir sıkıntı olsa arkasında kim olacak, nasıl bir know-how’u var, piyasada kaç tane makinesi var gibi… Çünkü sonuçta buzdolabı çalışmadığında gıda ürünlerinde sıkıntısı oluyor restoranda veya otelde, hammaddeler çöpe gidiyor ve bu ciddi bir kayıp. Belki o anda istenen servis verilemiyor, bunlar çok ciddi kayıplar aslında. O yüzden bu rekabetle ilgili olarak aslında insanların şunu düşünmesi gerekiyor; sadece fiyat odaklı rekabet yapılmaması gerekiyor. Biz artık Türkiye'de çok ciddi rekabetin dışında kaldık biraz. Biliyorlar ki kaliteli ürün istendiği zaman biz buradayız. Zaten bizim belli müşteri kitlemiz var ama bu rekabetten biz hiçbir zaman kaçınmadık.Bizim problemimiz, standardı oturmamış, kalitesiz ve speclere uygun olmayan ürünlerin müşterilere sunulması. İhracat çalışmaları daha ağırlıklı gidiyor diyebilirim, çünkü bilhassa Avrupa’da spekleri oturmamış belli kalitenin altındaki ürünler zaten pazar tarafından kabul görmüyor. Üzülerek bu durumun iç piyasa için çok da geçerli olmadığını söylemek zorundayım.

Bu tarz ürünlerde satın almacılar nelere dikkat etmeli?

Paslanmaz şacın kalitesine dikkat etmek gerekir. 304 kalite paslanmaz çelik yerine daha düşük kalite olan 430 kullanılabiliyor. Malzemelere gereken özen gösterilmiyor, daha ince izolasyonlar kullanılıyor vb. Tabii müşteri aldıktan sonra pişman oluyor, çünkü pahalı ürünler. Yatırım ürünleri bunlar, öyle her yıl değiştirme şansınız yok. Sonuçta biz sadece bu işi yapıyoruz ve servisimiz sadece bununla ilgileniyor. Bir problem olduğunda 24 saat içinde problem çözülebiliyor. Yatırımcılar ve kullanıcılar konusunda uzman firmalarla çalışmalı. Ne yazık ki Türkiye’de herkes her işi yapmak istiyor, bu da kalitesiz, üretim adedi anlamında sağlıksız ve verimsiz ürünlerin piyasaya sürülmesiyle sonuçlanıyor.

Ürün gamınız hakkında biraz bilgi verir misiniz?

Endüstriyel buzdolabı deyince akla ilk yatay ve dikey tip buzdolapları geliyor. Frenoks'ta dikey buzdolabının ve yatay buzdolabının ayrı ayrı yaklaşık 12-13 çeşidi var. Farklı farklı modeller ve ölçüler mevcut. Biz sade standart bir ürün yapmıyoruz. Biz projelerde kullanılacak her türlü ürünü bünyesinde barındıran bir firmayız. Türkiye'de hiç üretilmeyen Blast Freezer yapıyoruz. Blast Freezer derken, biz bunu çok adetli yapıyoruz öyle bir tane iki tane değil. Geçen yıl Haziran ayında başladık, şu ana kadar 500 tane Blast Freezer yaptık ve bunun yüzde 90’ını Avrupa'ya sattık. Çünkü Avrupa’da bu ürünün her restoranda olması gerekiyor. Türkiye'de daha başlamadı. Çok yakında bunların büyük serilerini yapmaya başlayacağız. Öte yandan, soğuk odalar yapıyoruz. Bunun dışında çok özel barlar için soğutucularımız var, yine Türkiye'de kimsenin üretmediği. Birkaç tane projemiz var, bunlar yine yurtdışından gelen ve projelerde ithal kullanılan ürünler. Modüler soğutmalı bar tezgahları yapıyoruz ki bunlar son Milano Host Fuarı'nda yoğun ilgi gördü. Kısacası biz şu an projeler için Avrupa'dan ithal eden bütün ürünleri yapar hale geldik. Artık bunları ithal etmeye gerek kalmadı hatta biz bunları Avrupalıya satar hale geldik.

Üretime ne gibi yatırımlar yapıyorsunuz?

Üretime sürekli yatırım yapan bir firmayız. Her şey standarda oturtulmuştur fabrikamızda, bir çalışanın inisiyatifine kalan hiçbir işlem yoktur. Tüm ürünlerimiz tamamen otomatik tezgahlarla imal ediliyor. Gaz kaçak testleri ve performans testleri yapılıyor. Frenoks’tan çıkan her ürün, 10 saat mutlaka test ediliyor ve tüm testler otomatik makineler tarafından yapılıyor. Müşteriye yüzde 100 çalıştığından emin olunduktan sonra ulaştırılıyor. Bir üründen bin tane yapmakla 17-20 bin tane yapmak arasında çok ciddi farklar var. Tabii bu farklar da bizi öne geçiren farklar. Performansa çok önem veriyoruz. Bu ürünler, çok sıcakta çalışıyorlar, çok fazla kapıları açılıp kapatılıyor. Siz eğer ürünü hesaplarken, bunu çok limitlerde hesaplarsınız, ne yazık yanılırsınız. Bir de biz şunu yapmıyoruz; İtalya'ya ayrı, Ağrı'ya ayrı ürün yapmıyoruz. Ürünler en zorlu şartlara göre test ediliyor; Ankara'ya, Bursa’ya ya da Almanya, Kanada, Meksika'ya da aynı ürün gidiyor.

Çevreci ürün konusunda çalışmalarınız var mı?

Şimdi Avrupa’da yeni verimli gazlar ortaya çıkmaya başladı. AB atmosfere zararlı şu anki gazları, 2023 yılında tamamen sıfırlayacağına dair taahhütname imzaladı. Türkiye olarak biz bunu henüz imzalamadık ama biz Frenoks olarak üretimini yaptık. Şu anda Avrupa’ya sattığımız ürünlerin çoğu bu yeni nesil gazlarla yapılıyor.

Türkiye daha çok fazla konuşulmuyor ama AB’de bu enerji verimliliği çok önemli hale geldi. AB’de bu yıl F rating enerji harcayan ürünler yasaklandı, gelecek yıl G rating ürünler yasaklanacak ve ileride bir tek A Enerji Verimli ürünler olacak. Biz de zaten üretimimizi buna göre yapıyoruz. Şu an biz A enerji verimli ürünler üretebilir durumdayız ve bunu ihraç ediyoruz. Biz son trendleri hepsini takip etmek ve uygulamak zorundayız zaten çünkü ihracatımızın yüzde 90'nını Avrupa’ya yapıyoruz. Bir işletmenin yatırımını 3-4 yıl içerinde enerji tasarrufuyla çıkaracak ve sonrasında kazandıracak bir enerji verimliğinden bahsediyoruz burada.

Fuar katılımlarınız hakkında bilgi verir misiniz, dönüşler nasıl?

Milano Host ve Hostech by TUSİD fuarları bizim iki ana fuarımız. Bunların büyük katkısı oldu dünyaya açılmamızda. Son Host Fuarı’nda kafamızı kaldıramadık, ürünlere çok ciddi bir ilgi vardı. Birkaç yeni toptancıyla iş bağlantıları yaptık. Hostech Fuarı için de çok ciddi çalışmalarımız var. Şu anda Frenoks olarak ihracata yönelik birkaç yeni model üzerinde çalışıyoruz. Hostech by TUSİD Fuarı'nda 7-8 tane yeni modeli sergileyeceğiz. TUSİD derneği olarak geçen fuarı aratmayacak, hatta aşacak bir bütçeyle yabancı büyük toptancıları ve alıcıları yine Türkiye’ye davet etmeyi düşünüyoruz. Sektör olarak şunu sormalıyız; bir pasta var, bu pastayı büyütmeye mi çalışacağız, yoksa bölüşmeye mi çalışacağız? Bölüşmeye çalıştıkça pasta küçülüyor.

TUSİD Yönetim Kurulu Üyesi olarak endüstriyel mutfak sektörünün geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Biz Frenoks’u kurduğumuz zaman 2008 yılında, Yunanistan’da daha kriz olmamıştı. Orada 4-5 tane büyük üretici vardı ve Türkiye’deki bütün firmaların üretimi kadar Yunanistan’daki bir firma üretim yapıyordu. Bugün, 10 yıl sonra baktığınızda Türkiye’deki 3-4 firma, Yunanistan’dakilerden daha fazla üretim yapıyor. Dünyada Yunan mallarını artık görmüyoruz bile. Şu anda karşımıza bazen İtalyanlar çıkıyor bazen de İspanyollar. Türkiye endüstriyel buzdolabında ileri bir aşamada, benim öngörüm önümüzdeki beş yıl veya 10 yıl içinde Türkiye İtalya’yı yakalayabilecek seviyeye gelecek.

Türkiye endüstriyel mutfak sektöründe son 10 yılda çok büyük bir ivme yakaladı. Bu ivme iki nedenle oldu. Birincisi Türkiye’de teknoloji yatırımı ve gastronomi sektörü çok hızlı büyüdü turizm yatırımlarıyla beraber. İkincisi de bilhassa Avrupa’daki birçok bağımsız üretici büyük grupların bünyesine girmek zorunda kaldı. Çünkü bu ürünlerde Avrupa üreticileri rekabet edemeyince büyük gruplar, bu firmaları toplamaya başladı. Bu tabii Türkiyeli firmalara çok ciddi kapı açtı aslında. Bir firma, büyük bir grup tarafından satın alındığında ister istemez pazardan çekilmiş oluyor. Bu boşluğu da bizim Türk firmaları çok güzel doldurdu. Türkiye ve Türk firmaları bu alanda İtalya’nın 15-20 yıl önceki pozisyonunda şu an. Firmalar bunu çok doğru kullanmak zorundalar. Üreticilerin doğru yatırımlarla, rekabeti doğru yaparak, doğru fiyatla ürün satması gerekiyor. Firmalarımız kar etmeli ve bununla yatırımlarına devam etmeli. Ancak bu şekilde dünya pazarlarında rekabetçi ve kaliteli ürünler ortaya çıkartabiliriz. Herkese iyi bir fuar diliyorum.

frenox.com

Yorum Yaz