Saray Muhallebicisi; 83 yıldır aynı reçetelerle doğal ürünler sunuyor

Saray Muhallebicisi; 83 yıldır aynı reçetelerle doğal ürünler sunuyor
Lezzet hikayesine 83 yıl önce başlayan Saray Muhallebicisi, yenilikçi ve yaratıcı tarzıyla hazırladığı ürünleriyle her yaştan insanın vazgeçilmezi olmayı sürdürüyor. Türkiye’nin ilk muhallebici zinciri olarak lezzet mirasını misafirlerine ilk günkü özenle sunmaya devam eden Saray Muhallebicisi, kendi çiftliği ve mandırasına yaptığı yatırımları devam ettirirken, yeni konsept şubeleriyle misafirlerini sıcak samimi bir ortamda geleneksel lezzetleriyle ağırlıyor. Saray Muhallebicisi’nin çalışmalarını, lezzetlerini ve yatırımlarını Yönetim Kurulu Üyesi Münevver Topbaş ile konuştuk…

Saray Muhallebicisi ne zaman kuruldu, bugüne geliş hikayesini kısaca anlatır mısınız?

Saray Muhallebicisi’nin temelleri, uzun yıllar aile işi olarak sütlü tatlı ve fırıncılık üzerine çalışmalar yapan Artvin Yusufelili aile büyüklerimize dayanıyor. Dedemiz Hüseyin Topbaş, 1935 yılında Kasımpaşa’da ‘Bizim Muhallebici’ adıyla, ailenin ilk muhallebi dükkanını açıyor. İlk Saray Muhallebicisi’ni, 1949 yılında Beyoğlu İstiklal Caddesi’nde hizmete sokuyor ve bugünkü Saray Muhallebicisi’ne uzanan lezzetli tariflerin temellerini atıyor.

Bugün kaç mağazanız bulunuyor?

Ataşehir’den Beylikdüzü’ne İstanbul’un iki yakasında 24 şubemizle hizmet veriyoruz. Şubelerimiz; Beyoğlu, Teşvikiye, Osmanbey, Cevahir AVM, Zorlu, Kanyon, Özdilek AVM, Etiler, İstinye Park, Fatih, Güneşli, Galleria, Mall Of İstanbul, Marmara Park, Vadistanbul, Ataköy Towers, Feneryolu, Suadiye, Bağdat Caddesi, Palladium AVM, Meydan İstanbul AVM, Optimum AVM, Emaar Square Mall ve Hilltown AVM’de yer alıyor.

Mağazalaşma konusunda nasıl bir yol izliyorsunuz?

Bünyesinde franchise şube bulundurmayan bir marka olarak önceliğimiz hedef misafirlerimizin uygun lokasyonunu belirlemek. Buna göre projeksiyonlar hazırlayarak ticari boyutun yanı sıra markamıza değer katacak bölgelerde şubelerimizi açıyoruz. Saray Muhallebicisi’nin lezzetlerini daha geniş kitlelerle buluşturmak adına yurtiçi ve yurtdışı planlamalarımız devam ettiğini ayrıca belirtmek isterim.

Mönünüz hakkında bilgi verir misiniz, neler var?

Günün her saatinde herkese hitap edecek geniş ve zengin ürün çeşitliliğine sahibiz. Mönümüzde, kahvaltı, börek, sandviç, salata, diyet ürünler, yemek, sütlü tatlı, hamurlu tatlı, pasta, dondurma, glütensiz ürünler ve içeceklerden oluşan geniş bir yelpazede; 200’e yakın ürün çeşidimiz bulunuyor.

Misafirleri size çeken lezzetler neler oluyor?

Özelikle tavuk etli çorba, tavuklu pilav, Saray muhallebisi, kazandibi, fırın sütlaç, ekmek kadayıfı, manda sütünden Saray yoğurdu, Saray ayranı ve kaymağı, kol böreği, su böreği ve Saray döner geliyor.

Al-götür olarak daha çok neler tercih ediliyor?

Günün her saatine yönelik geniş ürün yelpazemizin bize sağladığı avantajla paket servisimizin yoğun olduğunu belirtebilirim. Sabahları kahvaltı, öğle saatinde yemek çeşitlerimiz, akşam ise tatlı ve pastalarımız tercih ediliyor.

Mutfağınız hakkında bilgi verir misiniz? Standardisazyon nasıl sağlanıyor?

Markamızın çatısı altındaki tüm ürünlerimizin özel reçeteleri bulunuyor. Tatlı ve pasta gibi bir kısım ürünlerimiz merkezden üretilip kendi lojistik birimimiz tarafından şubelerimize teslim ediliyor. Yemek ağırlıklı ürünlerimiz ise şubelerimizde üretiliyor.

Hangi içecekler yer alıyor, kahve çeşitleri var mı?

Sıcak ve soğuk içeceklerde geniş bir ürün yelpazemiz bulunuyor. Özel demleme çayımız, doğal demleme bitki çaylarımız ve rezene, ıhlamur, adaçayı ve yeşil çaydan oluşan tazeleme çayımız büyük ilgi görüyor. Kahve çeşitlerimizden geleneksel kahvelerin yanı sıra aromalı kahvelerimiz bulunuyor. Caffe mocha, caremal macchiato, cappuccino, fındıklı ve vanilyalı latte çeşitlerimiz bunlardan bazılardır. Sıcak içeceklerimizden salebimizin yerinin ayrı olduğunu da belirtmek isterim. Soğuk içeceklerden ev yapımı limonata ve çeşitlerimiz ve karadut şerbetimiz çok beğeniliyor.

Mağazadan satılan paketlenmiş ürünleriniz var mı?

Mandacılık kültürünü yaşatmak için 2014 yılında İstanbul Silivri’de 210 dönümlük arazide Türkiye’nin en büyük manda çiftliğini kurduk. Mandıramızdan gelen günlük doğal manda sütüyle hazırladığımız paket yoğurdumuz, kaymağımız, ayranımız çok büyük ilgi görüyor.

Kendinizi pazarda nasıl konumlandırıyorsunuz?

Yok olmaya yüz tutmuş muhallebi kültürünü yaşatan, yaşatırken kaliteden ve lezzetimizden ödün vermeyen bir markayız. Dolayısıyla pazarda kendimizi çok ayrı bir nokta da görüyoruz. 83 yıldır aynı reçete ve doğallıkta misafirlerimize hizmet vermenin gurunu yaşıyoruz.

2018 yılı içerisinde ne gibi yenilikler olacak?

Türkiye’nin ilk muhallebici zinciri olarak 83 yıllık lezzet mirasımızı misafirlerimize ilk günkü özenle sunmaya devam edeceğiz. Mandıramıza yaptığımız yatırımları devam ettirirken yeni konsept şubelerimizle misafirlerimize sıcak samimi bir ortamda geleneksel lezzetlerimizle ağırlamaya devam edeceğiz.

www.saraymuhallebicisi.com

Yorum Yaz

 
 
  captcha