Urla’nın doğasından, Ege’nin mevsimsel hafızasından ve ateşin yalın gücünden beslenen Yelve, 10–11 Şubat’ta İzmir’e özel düzenlenen lansman sofralarıyla kapılarını açtı; çağdaş gastronomi sahnesine güçlü bir giriş yaptı.
Basın mensupları, köşe yazarları, yeme-içme alanının önde gelen uzmanları, marka temsilcileri, Chaîne des Rôtisseurs üyeleri ile İzmir iş ve cemiyet hayatından önemli isimleri bir araya getiren iki günlük davette, Yelve’nin mutfak yaklaşımını ve mekânsal vizyonunu ilk kez kapsamlı biçimde deneyimleme imkânı sunuldu.
Düzensiz Doğanın Düzeninden Doğan Bir Mutfak
Yelve, Ege’nin teruarını ve doğanın kusurlu ama ilham verici ritmini merkeze alan bir mutfak anlayışıyla şekilleniyor. “Bulunduğun yerdeki en kıymetlidir” yaklaşımı hem tabaklarda hem de restoranın genel atmosferinde hissediliyor. Mevsimsel ürünler, yerel üreticilerle kurulan yakın ilişkiler ve malzemenin izini süren mutfak disiplini, Yelve’nin temel yapı taşlarını oluşturuyor.
Lansman Menüsünde Ateş, Mevsim ve Hafıza
İzmir’e özel lansman gecelerinde sunulan açılış menüsü, Yelve’nin mutfak dilini güçlü bir şekilde yansıttı.
Amoushe Bouche bölümünde Ödemiş patatesi roulade, ördek sand ve Palombo bottargası gibi tabaklar, malzemeye saygılı ama cesur yorumlarla öne çıktı.
Başlangıçlarda enginar sapı turşusu ve taze otlarla hazırlanan enginarlı günün balığı ile kereviz, yer elması ve alıç sirkesiyle confit kök, Ege’nin bitkisel karakterini çağdaş dokunuşlarla buluşturdu.
Ara sıcaklarda Urla bebek kalamar, balıklı soğan doldurma ve dana yanak dolgulu transparent mantı, geleneksel hafızayı modern tekniklerle yeniden okuyordu.
Ana yemekte gezo pekmezli simental, ateşin yalın gücünü merkeze alırken; finalde sunulan kestane dacquoise ve fıstık prezentasyonu, menüyü dengeli ve rafine bir tatlı kapanışla tamamladı.
Teruara ve Üreticiye Saygı
Menüye eşlik eden şaraplar ise özellikle bölgeden seçilerek Yelve’nin yerel üretime bakışını tamamladı. Lansman gecesinde yer alan şarap üreticileri, bağcılığın bölge gastronomisiyle kurduğu güçlü bağı, gastro turizmin gelişimindeki rolünü ve yerel kalkınmaya sağladığı katkıyı konuklarla paylaştı. Bu anlatı, Yelve’nin yalnızca tabağa değil, o tabağı mümkün kılan toprağa, çiftçiye ve üreticiye duyduğu saygıyı görünür kıldı. Bölgenin iklimini, karakterini ve emeğini yansıtan şaraplar, menünün ateş, mevsim ve hafıza eksenindeki anlatısını tamamlayan doğal bir eşlikçi olarak öne çıktı. Yelve, mutfağını olduğu kadar hikâyesini de bulunduğu coğrafyayla birlikte kurduğunu bu seçimle güçlü biçimde vurguladı.
Yelve Deneyiminin Tamamlayıcı Gücü
Yelve’de içecek kültürü, yemeği takip eden bir detay değil; deneyimin merkezinde konumlanan çok katmanlı bir anlatı sunuyor. Kutay Özoktay imzalı artizan kokteyl menüsü, Urla’nın teruarından besleniyor. Mevsimine göre bölgeden temin edilen taze meyveler ve aromatik baharatlarla hazırlanan reçeteler, doğanın ritmini bardaklara taşıyor.
Infused ve culinary kokteyller, Yelve’nin mutfak vizyonunu kadehe taşıyor. Her içecek; aroma, denge ve dokusuyla deneyimi tamamlayan net bir imza sunuyor.
Yelve’nin içecek yolculuğu, Chaika iş birliğiyle hazırlanan özel çay seçkisiyle devam ediyor. Kış ve yaz mevsimlerinde Türkiye’nin farklı bölgelerinden seçilen çaylar; yine Urla’nın meyve ve baharatlarıyla aromalandırılarak sunuluyor. Yemeğin sonunda misafirlerin koklayarak tercih edebileceği tadım setleri, deneyimi sakin, zarif ve hafızada yer eden bir finalle tamamlıyor.
Şef Serkan Anavatan’ın İmzası
Yelve’nin mutfağı, göçmen köklerinden gelen lezzet hafızasını Ege’nin doğallığıyla buluşturan Şef Serkan Anavatan’ın imzasını taşıyor. Sheraton, Mandarin Oriental Bodrum, Kapha Alaçatı ve Manej Urla gibi high-luxury mutfaklarda edindiği deneyimlerin ardından Gia Urla ve Cunda Callisto’nun pre-opening süreçlerini yöneten Anavatan, 2025 yılında Gault Millau tarafından “Yılın En İyi Genç Şefi” seçildi. Bugün Yelve’de, doğanın düzensizliğinden ilham alan bir mutfak dili kuruyor.
Şef Serkan Anavatan’ın sözleriyle; ‘’Yelve’nin çıkış noktası, doğanın kusurlu ama ilham verici düzensizliğinin ritmini mutfağa taşımak oldu. Bulunduğun yerde ne varsa, en kıymetli olanın o olduğuna inanıyorum. Ateş, mevsim ve hafıza etrafında şekillenen bu mutfak; Urla’nın toprağına, üreticisine ve zamanın akışına saygılı bir anlatı sunuyor. Bu yolculuğu misafirlerimizle aynı sofrada paylaşmak benim için çok kıymetli.”
Döngüsel Ekonomiyi Önemseyen Sürdürülebilir Mutfak Anlayışı
Yelve, mutfağında mevsimsel ve coğrafi olarak bölgenin tüm malzemelerini katma değerli kullanarak sürdürülebilir bir gastronomi anlayışı benimsiyor. Atık oluşumunu önlemek için mutfak pratiğinin her aşamasında özenli davranıyor ve üreticiyle kurduğu yakın ilişkilerle yerel ekonomiyi destekliyor. Sürdürülebilirlik, Yelve’nin günlük yaşamının ve yaratıcı sürecinin ayrılmaz bir parçası olarak, her tabakta ve deneyimde hissediliyor.
Mimari Dokuda Urla’nın Sessiz Gücü
Yelve’nin mimari tasarımı, Kadir Somuncuoğlu Mimarlık imzası taşıyor. Urla’nın doğal dokusundan ilham alan mekân; doğal taş, ahşap ve mermer gibi malzemelerle yalın ama güçlü bir atmosfer sunuyor. İç mekânda üretim mutfağının salonla kurduğu görsel ilişki, deneyimi şeffaflaştırırken; chef’s table ve şarap kavı gibi detaylar, misafirleri mutfağın ritmine dahil ediyor.
Sofrada Bir Deneyim, Mekânda Bir Hikâye
Yelve, yalnızca bir restoran değil; ateşin, mevsimin ve malzemenin rehberliğinde şekillenen bütünsel bir deneyim alanı olarak konumlanıyor. Rafine ve samimi atmosferiyle, geçmişle bugünü aynı sofrada buluşturan Yelve, Urla gastronomi sahnesine güçlü ve kalıcı bir yorum getiriyor.
Yelve, haftanın 6 günü 13.30–24.00 saatleri arasında hizmet veriyor. Salı günleri kapalı olan restoran; öğle ve akşam servislerinin yanı sıra, akşam yemeği öncesinde aperatifler ve artizan kokteyller eşliğinde misafirlerini ağırlıyor. Yaz ve kış aylarında farklı ritimler sunan mekân, yemeğin öncesinden sonuna uzanan bu akışla deneyimi zamana yayıyor. Misafirlerine özel otopark alanı bulunan Yelve, Urla Kuşçular’da sakin, özenli ve bütüncül bir sofra deneyimi vadediyor.