Milano Gourmet ile gastronomiye yeni bir yorum

Milano Gourmet ile gastronomiye yeni bir yorum
Nişantaşı’nın uzun soluklu lezzet duraklarından biri olan Milano Gourmet, gastronomiyi kültür ve deneyimle buluşturuyor. İçki tadımlarından stil söyleşilerine uzanan etkinlikler, mekanı yeni nesil bir buluşma noktasına dönüştürüyor.

Özlem Kapar

Nişantaşı’nın değişen yüzüne rağmen varlığını korumayı başaran mekanların sayısı her geçen gün azalıyor. Sürekli açılan ve kapanan restoranlar arasında ayakta kalabilmek, yalnızca iyi yemek sunmakla değil, değişen tüketici beklentilerini doğru okumakla mümkün oluyor. İşte Milano Gourmet’in hikayesi de bu noktada dikkat çekiyor.

2013 yılında kapılarını açan Milano Gourmet, ilk yıllarında alt katında restoranı, üst katında ise şarküteri bölümüyle hizmet veriyordu. O dönemde ithal peynir ve şarküteri ürünlerine ulaşmanın bugünkü kadar kolay olmaması, mekanı bölgenin önemli lezzet duraklarından biri haline getirmişti. Sonraki yıllarda gerçekleşen yeniden yapılanma ile restoran konsepti güçlendirildi. Mekanın kimliği klasik bir İtalyan restoranı anlayışı üzerine yeniden şekillendirildi.

Milano Gourmet’in bugünkü dönüşümü ise işletmenin başına Arzu Tekin’in geçmesiyle başladı. Reklamcılık sektöründe uzun yıllar çalıştıktan sonra kahve, şarap ve gastronomi alanlarında eğitimler alan Tekin, yeme-içme sektörünün artık yalnızca lezzetle değil, deneyimle de büyüdüğüne inanıyor.

Bu bakış açısıyla şarküteri bölümünü kapatan Tekin, alanı etkinliklere ev sahipliği yapan çok yönlü bir deneyim merkezine dönüştürdü. Şarap tadımlarından viski buluşmalarına, matcha ve kahve workshoplarından stil danışmanlığı söyleşilerine kadar uzanan etkinlikler, kısa sürede Milano Gourmet’in yeni kimliğinin önemli bir parçası haline geldi. Bu dönüşümün üzerinden az bir zaman geçmesine rağmen alt katta 20’ye yakın etkinliğin gerçekleştirilmiş olması da bunun en somut göstergesi.

Tekin’e göre günümüz tüketicisi yalnızca yemek yemek istemiyor; yeni bilgiler edinmek, deneyim yaşamak ve ilgi alanlarını geliştirecek ortamların parçası olmak istiyor. Bu nedenle Milano Gourmet’te gerçekleştirilen etkinlikler gastronominin sınırlarıyla kısıtlanmıyor. Mum yapım atölyelerinden stil konuşmalarına kadar farklı alanlara uzanan programlar, mekanı klasik bir restoranın ötesine taşıyor.

Bu dönüşüm mutfağa da yansımış durumda. İtalyan mutfağının temel karakterini koruyan menüye Ege esintileri, daha hafif tabaklar ve güncel gastronomi trendlerine uygun seçenekler eklenmiş. Ev yapımı glutensiz makarnalar, sebze ağırlıklı yorumlar ve yenilenen başlangıç tabakları bu yaklaşımın örnekleri arasında yer alıyor.

Milano Gourmet’nin bu istikrarlı yapısının arkasında güçlü bir ekip anlayışı yer alıyor. Mutfakta uzun yıllardır Şef Yusuf Çevik aynı çizgide görevini sürdürerek lezzet tarafında sürekliliği sağlarken, salon operasyonunda Serdar Alan da uzun yıllardır ekibin bir parçası olarak bu istikrarın önemli ayaklarından birini oluşturuyor.

Yorum Yaz

 
 
  captcha