GastronomiTurkey’de lezzetin farklı yüzleri

GastronomiTurkey’de lezzetin farklı yüzleri
Yazın hareketli günleri geride kalırken mutfaklar sonbaharın sakin ritmine dönüyor. GastronomiTurkey’in yeni sayısı; mevsim geçişinin izlerini, değişen gastronomi rotalarını, mutfak kültürünü ve üreticiden şeflere uzanan hikâyeleri bir araya getiriyor.

Yazın hareketli günleri yavaş yavaş geride kalırken, şehir de sonbaharın daha sakin ve dingin ritmine dönmeye başlıyor. Sahillerde, adalarda ve Ege ile Akdeniz kasabalarında geçen uzun yaz günlerinin ardından mutfaklarda mevsimin değişimi hissediliyor; sofralar yeniden şehirle buluşurken menüler de sonbaharın ürünleriyle şekilleniyor.

GastronomiTurkey’in yeni sayısı tam da bu mevsim geçişinin izinden gidiyor. Yazın bıraktığı lezzetleri geride bırakmadan, sonbaharın mutfaklara getirdiği yeni hikâyelere ve değişen gastronomi rotalarına bakıyoruz.

Bu sayıda sofraların yalnızca ne yediğimizle değil, nasıl kurduğumuzla da şekillendiği bir yolculuğa çıkıyoruz. Porland, kişisel dokunuşların sofralara kattığı farklılığa odaklanırken; 40 yıllık deneyimiyle Aşsan Catering, değişen catering dünyasını kendi hikâyesi üzerinden anlatıyor.

Klasik reçetelerin zaman içinde nasıl gelişebileceğine Pera Palace Hotel Şefi Uğur Alparslan’ın mutfağından bakıyor, “Reçeteyle oynamıyoruz, geliştiriyoruz” yaklaşımının ardındaki mutfak anlayışını dinliyoruz. Shangri-La Bosphorus Executive Chef’i Şevket Cihan ise mutfağı; toprağa, üreticiye ve ürüne dokunarak öğrenmenin hiç bitmediği yaşayan bir okul olarak tanımlıyor.

Urla’nın gastronomi dünyasında Meksika mutfağına farklı bir yorum getiren Da’s Cantina’dan Tekirdağ Yelken Restaurant’ın deniz kültürü ile Trakya mutfağını buluşturan sofrasına, bu sayıda farklı coğrafyaların mutfakla kurduğu ilişkiye de yakından bakıyoruz. Meygüsar Ocakbaşı ise geleneksel ocakbaşı kültürünü günümüzün değişen beklentileriyle yeniden yorumluyor.

Rotamızı Ege adalarına da çeviriyoruz. Yazın popüler tatil merkezlerinden uzaklaşıp adaların kendine özgü mutfak kültürlerine, yerel ürünlerine ve sofralarına uzanıyoruz.

Köklü bir aile mutfağından gelen lezzetleri modern catering anlayışıyla buluşturan ASH İstanbul Catering, orman içindeki konumu ve iyi yaşam yaklaşımıyla öne çıkan Suma Disanje Boutique Hotel ve İstanbul’un tarihî dokusunu çağdaş şehir yaşamıyla buluşturan The Artisan Istanbul Hotel MGallery Collection da bu sayının konukları arasında.

Gastronominin yalnızca tabaktan ibaret olmadığını anlatan iki özel röportaj ise sayının dikkat çeken duraklarından. Dr. Ümit Hamlacıbaşı ile Bozcaada’nın mutfak hafızasını, duyusal yürüyüşleri ve gastronomi ile antropolojinin kesiştiği çalışmaları konuşuyoruz. Sosyal medyada @bukizhepac adıyla tanınan Lian Penso Benbasat ise “Köklere Dönüş” projesiyle tariflerin ötesine geçerek yemeklerin taşıdığı kültürel hafızanın izini sürüyor.

Yazın sıcaklığından sonbaharın daha sakin günlerine geçerken; mevsimin ürünlerini, denizin ve toprağın izlerini, değişen şehirleri ve geçmişten geleceğe uzanan mutfak hikâyelerini aynı sayfalarda buluşturduk.

GastronomiTurkey’in yeni sayısını şimdi okuyabilirsiniz.

https://www.gastronomiturkey.com/dergi/34/

İyi okumalar!

Yorum Yaz

captcha